Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen “Kuruluşunun 25. İktidara Gelişinin 24. Yılında AK Parti” konulu söyleşide Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AK Parti hükümetleri döneminde Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü, ihracatın ve milli gelirin arttığını belirten Şimşek, ekonomide önceliklerinin enflasyonu tek haneye indirmek olduğunu söyledi. Şimşek, Terörsüz Türkiye süreciyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun yeni büyüme merkezleri haline gelebileceğini de ifade etti.
“TÜRKİYE EKONOMİSİ DAHA HIZLI BÜYÜDÜ”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti hükümetleri döneminde Türkiye'nin ekonomik büyüme performansına değinen Şimşek, 1923-2002 döneminde yüzde 4,7 olan yıllık ortalama büyümenin, söz konusu dönemde yüzde 5,3'e çıktığını belirtti.
Aradaki farkın önemine dikkati çeken Şimşek, Türkiye'nin bu büyüme hızını uzun yıllar boyunca koruması halinde milli gelirinin bugün 2,5 trilyon dolara, kişi başına milli gelirinin ise yaklaşık 29 bin dolara ulaşabileceğini ifade etti.
Şimşek, Türkiye'nin dünya ekonomisindeki payının 2002'de yüzde 0,7 seviyesindeyken yüzde 1,4'e yükseldiğini belirterek, milli gelirin 239 milyar dolardan 2025'te 1,6 trilyon dolara çıktığını ve Türkiye'nin dünya ekonomileri sıralamasında 21'inci sıradan 16'ncı sıraya yükseldiğini kaydetti.
İHRACAT 7 KAT ARTTI
Türkiye'nin ihracat performansına ilişkin verileri paylaşan Şimşek, ihracatın 38 milyar dolardan 273 milyar dolara yükseldiğini belirtti. Türkiye'nin küresel ihracattaki payının da yüzde 0,6'dan yaklaşık yüzde 1'e çıktığını aktardı.
Satın alma gücü paritesine göre milli gelirin 2002'de 743 milyar dolar seviyesindeyken 2025'te 3,8 trilyon dolara ulaştığını ifade eden Şimşek, Türkiye'nin bu ölçüte göre dünya sıralamasında 16'ncı sıradan 11'inci sıraya yükseldiğini söyledi.
Kişi başına milli gelirin de nüfus artışına rağmen 3 bin 600 dolar seviyesinden 18 bin doların üzerine çıktığını belirten Şimşek, gelir dağılımında iyileşme yaşandığını ancak bu alanda daha fazla ilerleme kaydedilmesi gerektiğini vurguladı.
Çalışanların milli gelirden aldığı payın 2002'de yüzde 28 olduğunu, bugün ise yaklaşık yüzde 37'ye yükseldiğini aktaran Şimşek, enflasyonun düşürülmesinin gelir dağılımının iyileşmesine de katkı sağlayacağını dile getirdi.
SAVUNMA SANAYİSİNDE İLK 10 HEDEFİ
Türkiye'nin sanayi, tarım ve hizmet sektörlerindeki gelişimine değinen Şimşek, savunma sanayi ekipmanı ihraç eden ülkeler arasında Türkiye'nin geçen yıl 11'inci sırada bulunduğunu belirtti. Şimşek, Türkiye'nin bu yıl ilk 10 ülke arasına girebileceğini ifade etti.
Türkiye'nin tarımsal katma değer bakımından dünyada yedinci, Avrupa'da ise birinci sırada olduğunu kaydeden Şimşek, hizmet ihracatının 14 milyar dolardan 123 milyar dolara yükseldiğini bildirdi.
Turizmde de önemli ilerleme kaydedildiğini belirten Şimşek, Türkiye'nin ziyaretçi sayısı bakımından dünya sıralamasında 20'nci sıradan dördüncü sıraya çıktığını, turizm gelirlerinin ise yaklaşık 12 milyar dolardan 66 milyar doların üzerine yükseldiğini söyledi.
Türkiye'nin sağlık turizmi alanında da önemli bir konuma ulaştığını ifade eden Şimşek, ülkenin küresel pazarın yaklaşık yüzde 5'ine karşılık gelen bir paya sahip olduğunu aktardı.
“EKONOMİDE ÖNCELİĞİMİZ TEK HANELİ ENFLASYON”
Ekonomi politikalarının önceliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, enflasyonu tek haneye indirmenin temel hedefleri olduğunu söyledi.
Tek haneli enflasyonun uzun vadeli krediye erişimi kolaylaştıracağını, finansman maliyetlerini düşüreceğini ve yatırımları artıracağını belirten Şimşek, düşük enflasyonun gelir dağılımının daha adil hale gelmesine de katkı sağlayacağını ifade etti.
Mali disiplinin sürdürüleceğini kaydeden Şimşek, Türkiye'nin uzun süredir cari açık verdiğini hatırlatarak petrol ve doğal gaz üretiminin artırılması, yenilenebilir enerji yatırımları, yüksek katma değerli sanayi üretimi ve hizmet ihracatının geliştirilmesiyle cari fazla verilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Şimşek, gelir dağılımında adaletin sağlanması açısından vergi politikalarının da önem taşıdığını vurguladı.
TÜRKİYE ALTERNATİF TİCARET KORİDORLARININ MERKEZİNDE
Türkiye'nin yeni ticaret güzergahları ve bölgesel bağlantılar açısından stratejik bir konumda bulunduğunu belirten Şimşek, ülkenin alternatif ticaret koridorlarının merkezinde yer aldığını söyledi.
Pekin'den Londra'ya uzanan ticaret güzergahlarına değinen Şimşek, Türkiye'nin bölgesel entegrasyonu güçlendirmek amacıyla Kalkınma Yolu Projesi'ni önerdiğini ifade etti.
Türkiye'nin enerji ve ticaret merkezi olma hedefi doğrultusunda alternatif güzergahlar geliştirdiğini belirten Şimşek, bölgesel bağlantısallığın güçlendirilmesinin ülkenin ekonomik konumuna katkı sağlayacağını kaydetti.
Yapay zeka hazırlık kapasitesi ve ileri teknoloji alanlarına da değinen Şimşek; çip üretimi, ileri imalat sanayisi, otonom teknolojiler, yeşil enerji, akıllı şehirler, uzay ve havacılık, sağlık teknolojileri ve endüstriyel robotları öncelikli alanlar arasında sıraladı.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE, EKONOMİK BÜYÜMEYİ HIZLANDIRACAK”
Terörle mücadelenin ekonomik maliyetine dikkati çeken Şimşek, Türkiye'nin yaklaşık 47-48 yıldır terör nedeniyle önemli kayıplar yaşadığını belirtti. Şimşek, terörle mücadeleye ayrılan kaynakların kalkınma ve araştırma-geliştirme faaliyetlerine yönlendirilebilmesi halinde Türkiye'nin farklı bir ekonomik konumda olabileceğini ifade etti.
Terörsüz Türkiye sürecinin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin ekonomik potansiyelini ortaya çıkarabileceğini savunan Şimşek, bu bölgelerde genç nüfusun önemli bir avantaj oluşturduğunu söyledi.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da ortanca yaşın yaklaşık 26 olduğunu, Türkiye ortalamasının 35, Avrupa ortalamasının ise 44-45 seviyesinde bulunduğunu belirten Şimşek, bölgelerde altyapı ve eğitim yatırımları yapıldığını, ancak özel sektör yatırımlarının arzu edilen seviyeye ulaşmadığını kaydetti.
Enerji, madencilik, tarım, imalat sanayisi ve turizm alanlarında önemli fırsatlar bulunduğunu dile getiren Şimşek, bölgesel istikrarın güçlenmesiyle bu bölgelerin Türkiye'nin yeni büyüme merkezleri haline gelebileceğini ifade etti.
BÜTÇEDE EĞİTİM VE SAĞLIK VURGUSU
Kamu harcamalarının önceliklerine ilişkin bilgi veren Şimşek, büyük deprem harcamalarına rağmen bütçe açığının milli gelire oranının 2025'te yüzde 2,9 olduğunu belirtti.
Türkiye'nin borçluluk oranına da değinen Şimşek, Avrupa Birliği tanımlı kamu borcunun milli gelire oranının 2002'de yüzde 70'in üzerinde olduğunu, bu yıl ise yaklaşık yüzde 22 seviyesine gerilemesinin beklendiğini söyledi.
Geçen yıl bütçenin yüzde 15'inin eğitime, yüzde 8,4'ünün sağlığa ayrıldığını aktaran Şimşek, insan kaynağına yapılan yatırımların önemine dikkati çekti.
Ulaşım ve dijital altyapıdaki gelişmeleri de değerlendiren Şimşek, bölünmüş yol uzunluğunun 6 bin 100 kilometreden 30 bin kilometrenin üzerine çıktığını, demir yolu, hızlı tren, hava ulaşımı ve dijital altyapı yatırımlarının sürdüğünü belirtti.





