Saha içinde oyunuyla konuşulan Arda Güler bu kez bambaşka bir ayrıntıyla gündeme geldi. Monaco maçında kolunda görülen küçük cihaz, tribünde ve sosyal medyada aynı soruyu doğurdu: “Arda Güler hasta mı?”
Monaco karşılaşmasında Arda Güler’in kolunda görülen cihazın glikoz ölçüm sensörü olduğu anlaşıldı. Bu tip sensörler kandaki şeker seviyesini anlık takip edebiliyor.
Görüntülerin yayılmasıyla birlikte cihazın “diyabet takibi için kullanılan medikal ürün” olabileceği ihtimali konuşulsa da, konuya dair daha net bir tablo ortaya çıktı.
Glikoz sensörleri genelde diyabet hastalarının kan şekerini takip etmek için biliniyor. Bu yüzden genç bir futbolcunun maç sırasında bu cihazla görülmesi, ister istemez “Arda Güler’in sağlık sorunu mu var?” dedikodusunu tetikledi.
Ancak spor dünyasında bu sensörlerin kullanımı yalnızca sağlık takibiyle sınırlı değil.
PERFORMANS İÇİN TAKILIYOR
Elit seviyede futbol artık sadece kondisyon ve yetenek işi değil; vücudun enerji yönetimi de oyunun parçası haline geldi.
Bu noktada glikoz sensörleri, oyuncunun maç içinde kan şekerinde yaşanabilecek düşüşleri ya da ani yükselişleri ölçerek teknik ekibe veri sağlıyor.
Bu veriler sayesinde futbolcunun hangi dakikalarda enerji kaybına girdiği, ne zaman karbonhidrat desteğine ihtiyaç duyduğu daha net planlanabiliyor. Yani cihaz, sahada bir “hastalık işareti” gibi görünse de çoğu zaman amaç bambaşka: maksimum performans.
YENİ NESİL FUTBOLUN GİZLİ SİLAHI
Bu sensörler sporcunun vücudunda enerjinin nasıl dalgalandığını adeta bir “yakıt göstergesi” gibi takip ediyor. Maç içinde konsantrasyon düşüşleri, ani yorgunluk, güç kaybı gibi kritik kırılmaların arkasında çoğu zaman kan şekeri dalgalanmaları yer alabiliyor.
Bu nedenle sensör verileri, maç içi beslenme planının kişiye özel ayarlanmasını sağlıyor. Kısacası Arda Güler’in kolundaki cihaz, çoğu taraftarın sandığı gibi “tehlike sinyali” değil; daha çok bir profesyonellik göstergesi olarak yorumlanıyor.