Mustafa Çulcu, karşılaşmanın 1-1 sonuçlanmasına rağmen Galatasaray adına alınan puanın değerli olduğunun altını çizdi. Çulcu’nun değerlendirmesinde öne çıkan nokta, Galatasaray’ın yediği golde yaşanan savunma hatası oldu.


“ŞİİR GİBİ MUHTEŞEM”

Mustafa Çulcu’nun yazısında en dikkat çeken bölüm ise maçın hakemi Istvan Kovacs ile ilgili övgüleri oldu.


“GALATASARAY OYUNDAN DÜŞMEDİ, ÇABUK TOPARLANDI”

Yenen gole rağmen Galatasaray’ın oyundan kopmamasını da kritik bir detay olarak değerlendiren Çulcu, takımın hızlı toparlanarak beraberliği yakalamasını olumlu haneye yazdı.


Özellikle maçın ikinci bölümüne dikkat çeken Çulcu, Sörloth oyundan çıktıktan sonra Galatasaray savunma merkezinin rahatladığını, bu rahatlamayla birlikte takımın top yapmaya başladığını ifade etti.


Çulcu’nun yorumuna göre, klasik beklentilerin tersine Galatasaray 60. dakikadan sonra düşmek yerine öne çıkan ve daha etkili bir görüntü çizdi.


“ŞİİR GİBİ MUHTEŞEM”

Mustafa Çulcu’nun yazısında en dikkat çeken bölüm ise maçın hakemi Istvan Kovacs ile ilgili övgüleri oldu.


Çulcu; Kovacs’ın UEFA Elit kategori, 41 yaşında, Romanya’da spor eğitmeni ve Avrupa kupalarında finaller yönetmiş deneyimli bir hakem olduğunu vurguladı. Ayrıca Kovacs’ın Türkiye’ye gelirken, öz kardeşi Szabolcs Roland Kovacs’ı 4. hakem olarak yanında getirdiğini de belirtti.


Çulcu, Kovacs’ın daha maçın başında otoritesini doğru kurduğunu; kontrolü elinden bırakmadığını savundu.


“PENALTI POZİSYONUNDA DEVAM KARARI DOĞRUYDU”

Çulcu’nun hakem performansı için örnek verdiği kritik anlardan biri de 53. dakikada Galatasaray’ın penaltı beklediği Sane-Hancko pozisyonu oldu.


Eski MHK başkanına göre Kovacs’ın bu pozisyonda verdiği devam kararı doğruydu. Çulcu, hakemin faul ve kart kararlarında “hata yapmadığını” ileri sürerek, oyunculara yaklaşımının da “ders niteliğinde” olduğunu belirtti.


“OYUNU YAPAY ZEKA YÖNETİYOR GİBİ”
Çulcu, Kovacs’ın yönetimini överken kullandığı ifadelerle de gündem yarattı. Hakem kararlarının netliği ve oyunu kontrol biçimi için “Sanki maçı yapay zekâ yönetiyor gibi” benzetmesini yaptı ve şu vurguyu öne çıkardı:

“Faul ve kartlarda hata yok. Sözlü ikazlarla otorite kurulumu doğru. Oyun yönetimi sakin ve atleti. Oyuncuya yaklaşım ders niteliğinde”

Editör Hakkında