Balık tutmak, sabırsız insanlar için hobiden ziyade zorlu bir iş olabilir. Saatlerce deniz kenarında balık bekleyenleri görünce 'Ne zor iş' dediğimiz de olur. Ama bu tutkuya bir kere kapıldın mı ne hava koşulları, ne geçen saatler, ne de beklemenin zorlu hissi umurunda olmaz. Bu tutkunun peşinden giden Galata Köprüsü'nün balıkçıları da hiç boş bırakmaz köprüyü. Kimisi hobi olsun diye oltasını sallar, kimisi evine balık götürmek ister, kimisi ise bunu artık kazanca çevirmiştir.

GÜNÜN HASILATI HİÇ BELLİ OLMUYOR
Balık tutmak için hepsi oltasını, ekipmanını yemini hazırlayıp mavi sulardan çıkacak bereketi bekler. Kadir Öztürk de Galata Köprüsü'nün müdavimlerinden. Emekli olan ve zamanını balık tutarak değerlendiren Öztürk, "Çocukluğumdan beri hobi olarak balık tutuyorum. Bizi de bu dinlendiriyor. Tabi malzemeler fiyat olarak çok tutuyor ama yine de seviyoruz balık tutmayı. Genelde evime götürüyorum. Fazla tuttuğum günler balıkları dağıttığım da oluyor" diyor. Balık tutmanın en zor kısmı hiç şüphesiz büyük sabır gerektirmesi. Zaman zaman kovasını balıkla doldurduğunu söyleyen Kadir Öztürk, bazense eli boş döndüğünü söylüyor.

VATANDAŞLAR TAZE BALIĞI KAÇIRMIYOR
Galata Köprüsü'nde balık tutmanın keyfi yaş sınırı tanımıyor. Çocuklar da ebeveynleriyle balık tutma yarışına giriyor. Çocuklar, arkadaşlar, karı-kocalar Haliç'te çıkacak derya kuzuları için sabahın ilk ışıklarından güneş batana kadar mücadele ediyor. Köprüden geçenler de taze balıkları görünce öylece bakıp geçemiyor. Olta balıkçılarına, fiyat soran vatandaşlar sık sık oluyor. Bazısı için bu bir ticaret olsa da birçoğu balığını satmaya kıyamıyor.
Olta balıkçılığı yapmak isteyenler için şunu da belirtmek lazım. Amatör olta balıkçılığı yapanların ticari bir kar gütmemesi gerekiyor. Bundan bir kazanç elde etmek için ticari belge alma zorunluluğu var.

Ahmet Rıdvan Elitez





