Galatasaray, Juventus karşısında aldığı sonuçla 13 yıl aradan sonra Şampiyonlar Ligi’nde son 16 turuna adını yazdırdı. Bu zaferin ardından sarı-kırmızılı camiada kutlamalardan ziyade "öz eleştiri" sesleri yükseldi. Bu da başarının ardındaki asıl sır, belki de en tepeden en aşağıya kadar herkesin hatalarıyla yüzleşmesi olabilir.
GALATASARAY'DA ÖZELEŞTİRİ FIRTINASI
Galatasaray'da başarının mimarları, turu geçmiş olmanın rehavetine kapılmak yerine sergilenen performansı sert bir dille eleştirdi:
- Okan Buruk: Benim dört yılımın en kötü performansıydı.
- Victor Osimhen: Aynada kendimize bakmamız gerekiyor. Geliştirmemiz gereken çok şey var.
- Mario Lemina: Hayal kırıklığı yaratan performansın üzüntüsüyle... Kendimizi kandırmayalım.
JUVENTUS BUNALIMA GİRDİ
Juventus cephesinde ise turu geçememenin yarattığı dramatik bir tablo hakim. Rakip oyuncuların açıklamaları, Galatasaray'ın kötü oynadığı bir günde bile ne kadar "zorlu bir lokma" olduğunu kanıtlar nitelikte.
- Francisco Conceição: Futbol bazen acımasız olabiliyor, hak eden bizdik.
- Locatelli: Ağlamak istiyorum.
- Giorgio Chiellini: Denedik ama Galatasaray'ı eleyemedik. Hayal kırıklığı içindeyiz.
TARAFTARDAN UYARI
Satır aralarında Galatasaray'ı başarıya götüren disiplin anlayışının ipuçları gizli. Futbolun sadece fiziksel değil, zihinsel bir süreç olduğu net. Taraftarlar bu kadro kalitesinin iki hafta üst üste kötü oynama lüksü olmadığını (Konyaspor yenilgisini de işin içine katarak) hatırlatıyor.
Galatasaray için 13 sene sonra gelen bu başarı büyük bir coşku kaynağı olsa da, camianın "kötü oyunu" bu coşkunun önüne koyup tartışabilmesi, kulübün neden devler sahnesinde olduğunu açıklıyor. 3-2'lik yenilgiye rağmen İstanbul'a "Son 16" takımı olarak dönmek büyük bir iş; ancak bu hatalardan ders çıkarmak, çeyrek finalin kapısını açacak olan asıl anahtar.





