Kabataş Erkek Lisesi öğrencilerinin yapay zeka desteğiyle hazırladığı ve uluslararası hakemli bir dergide yayımlanan araştırmada, Türk televizyon dizilerinin en çok tekrar izlenen sahnelerinin yaklaşık üçte birinde kadına yönelik şiddet unsurları tespit edildi.
ARAŞTIRMA ULUSLARARASI DERGİDE YAYIMLANDI
Kabataş Erkek Lisesi öğrencileri Bora Candan ve Onur Yıldırım'ın, proje koordinatörü ve felsefe öğretmeni Özgür Aydemir'in rehberliğinde hazırladığı “Türk Toplumunda Kadına Yönelik Şiddetin Sosyolojik Analizi (Yapay Zeka Yardımıyla)” başlıklı çalışma, Haziran 2026'da International Journal of Social Science Research dergisinde yayımlandı.
Sosyoloji, istatistik ve yapay zekayı bir araya getiren araştırma, 10. Üsküdar Üniversitesi Bilim ve Fikir Festivali'nde yaklaşık bin proje arasından dereceye girdi.
Çalışmada, Türk televizyon dizilerindeki şiddet temsili yapay zeka destekli medya analiziyle incelenirken öğretmenlerin kadına yönelik şiddet konusundaki farkındalıkları da anket yöntemiyle değerlendirildi.
DİZİ SAHNELERİ YAPAY ZEKA DESTEĞİYLE ANALİZ EDİLDİ
Araştırmanın medya analizi bölümünde, YouTube'da kullanıcıların en çok geri sararak tekrar izlediği anlara ilişkin verilerden yararlanılarak popüler dizi sahneleri belirlendi. Seçilen sahnelerin 90 saniyelik bölümleri yapay zeka yardımıyla metne dönüştürüldü ve psikolojik, fiziksel ve ekonomik şiddet unsurları bakımından sınıflandırıldı.
“Yalı Çapkını” dizisinin ilk 20 bölümünden seçilen 108 sahne üzerinde yapılan manuel doğrulamada, yapay zeka destekli sınıflandırma sisteminin doğruluk oranı yüzde 89 olarak ölçüldü.
Dört popüler dizinin en çok tekrar izlenen sahnelerinin incelendiği araştırmada, sahnelerin yaklaşık üçte birinde kadına yönelik şiddet unsurlarına rastlandı. Dizilerden birinde bu oran yüzde 48'e ulaştı.
Araştırmacılar, izleyicilerin yoğun ilgi gösterdiği ve tekrar tekrar izlediği sahnelerde şiddet unsurlarının bulunmasının, medya içeriklerinin toplumsal etkileri açısından değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çekti.
ÖĞRETMENLERİN ŞİDDETE YÖNELİK FARKINDALIĞI ÖLÇÜLDÜ
Araştırmanın ikinci bölümünde, öğretmenlerin kadına yönelik şiddet konusundaki farkındalıklarını ölçmek amacıyla 15 maddelik “Kadına Yönelik Şiddet Ölçeği” geliştirildi.
Milli Eğitim Bakanlığının izniyle Beşiktaş ilçesinde rastgele seçilen 109 öğretmene uygulanan ölçekten elde edilen veriler, SPSS 27 programıyla analiz edildi.
Sonuçlara göre öğretmenlerin genel olarak kadına yönelik şiddet konusunda yüksek farkındalığa sahip olduğu görüldü. Kadın öğretmenlerin şiddete karşı daha duyarlı olduğu, erkek öğretmenlerin ise televizyon dizilerinden daha fazla etkilendiği belirlendi.
Araştırmada ayrıca mesleki kıdem arttıkça öğretmenlerin dizilerden etkilenme düzeyinin yükseldiği, kadına yönelik şiddete ilişkin duyarlılıklarının ise azaldığı sonucuna ulaşıldı.
YAPAY ZEKA METODOLOJİSİ UZMAN GÖRÜŞLERİYLE ŞEKİLLENDİRİLDİ
Araştırmanın yapay zeka metodolojisi, İstinye Üniversitesi Veri Bilimi Tezli Yüksek Lisans Programı Başkanı ve MIT Bilgisayar Bilimi ve Yapay Zeka Laboratuvarı (CSAIL) araştırmacısı Doç. Dr. Şebnem Özdemir ile yapılan görüşmeler doğrultusunda şekillendirildi.
Rehber öğretmen Özgür Aydemir, çalışmanın yapay zekanın toplumsal sorunların analizinde etkin biçimde kullanılabileceğini gösterdiğini belirtti. Aydemir, araştırmanın medya içeriklerinde kadına yönelik şiddetin görünürlüğüne ilişkin yeni bir tartışma zemini oluşturduğunu ifade etti.
ÖĞRENCİLERDEN İMZA KAMPANYASI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Araştırma bulgularının ilgili kurumlar ve karar vericiler tarafından değerlendirilmesini isteyen öğrenciler, Change.org üzerinden imza kampanyası başlattı.
Bora Candan ve Onur Yıldırım, kadına yönelik şiddet sahnelerinin reyting ve dikkat çekme unsuru olarak kullanılmasının şiddetin normalleşmesine ve ticarileşmesine yol açabileceğini savundu.
Genç araştırmacılar, dizilerdeki şiddet sahnelerine kısıtlama getirilmesini, yapay zeka destekli içerik denetimlerinin yaygınlaştırılmasını ve senaristlere eğitim verilmesini önerdi.
Öğrenciler, amaçlarının cezalandırmadan çok ekranlardaki anlatım dilini dönüştürmek ve toplumsal farkındalığı artırmak olduğunu belirtti.





