Manchester City’de Pep Guardiola’nın kusursuz işleyen makinesinden ayrılan yıldızların yeni takımlarında yaşadığı sert düşüş, futbol dünyasının en büyük gerçeği haline geldi. İlkay Gündoğan’ın Galatasaray’da, Kevin De Bruyne’nin Napoli’de ve Ederson’un Fenerbahçe’de City’deki o görkemli günlerini aratması bu durumun en taze örnekleri. Riyad Mahrez (Al-Ahli), Aymeric Laporte (Al-Nassr), Raheem Sterling (Chelsea/Arsenal), Gabriel Jesus (Arsenal) da daha eski örnekler. Şimdi ise sarı-lacivertlilerin yeni transferi Nathan Ake için aynı sorular akıllara geliyor.

RODRI GİBİ İSİMLERİ BİLE ETKİLİYOR

Bu durumu uzun süredir inceleyen İngiliz gazetecilere göre Guardiola’nın sistemi, oyuncuların zayıf yönlerini gizleyip güçlü yanlarını maksimuma çıkaran özel bir laboratuvar gibi çalıştı. City’de maç boyu %70 topa sahip olan, arkasında Rodri gibi bir güvenceyle oynayan ve ne zaman, nereye koşacağını santim santim ezberleyen oyuncular, bu yapıdan çıktıklarında büyük bir taktiksel boşluğa düşüyor.

MENTAL VE FİZİKSEL OLARAK YIPRANMA

Üstelik Pep ve City yönetimi, oyuncunun düşüş trendine gireceğini çok iyi öngörüp, posasını çıkardığı yıldızları tam zamanında elden çıkardı. Süper Lig gibi kaotik, geçiş hücumlarının yoğun olduğu ve savunma oyuncularına binen fiziksel yükün katlandığı bir ortam, City ezberiyle büyüyen isimleri mental ve fiziksel olarak yıpratıyor.

MANCHESTER CITY'DE KONFOR ALANINDA

Pep ile yıllarca en üst düzey konsantrasyonda oynayan oyuncular, yeni maceralarında zihinsel bir tükenmişlik yaşıyor. Çevrelerindeki lüks oyuncu grubu da dağılınca, yaşın getirdiği yavaşlama ve savunma zaafları sahada hemen ifşa oluyor. Fenerbahçe’nin yeni yıldızı Nathan Ake, sol bek ve stoper oynayabilen joker kimliğiyle City’de Guardiola’nın en konforlu alanlarından biriydi.

GUARDIOLA SONRASI SENDROMU

Ancak bu lüks şasiden çıkıp Türkiye’deki sert futbol iklimine girdiğinde, onun da sistem dışı kalıp kalmayacağı büyük bir muamma. Oğuz Çetin'in başında olduğu sarı-lacivertlilerin, yüksek maliyetli bu tip transferlerde "Guardiola sonrası sendromunu" ve oyuncuların taktiksel ezber kaybını mutlaka hesaba katmış olmalı diye tahmin ediliyor.

Muhabir: HİLAL SİNA DENİZ