Türk kültürüne ait olan hamamlar; eski zamanlarda temizlik, yıkanma ve hatta hastalıklardan kurtulma yeri olarak kullanılırdı. Günümüzde ise hamam kültürü yavaş yavaş kayboluyor. Bu kültürü siz okuyucularımız için tekrar mercek altına aldık.
Geçmişten günümüze uzanan hamam kültürünü konuştuğumuz, tarih kokan Çemberlitaş Hamamının Halkla İlişkiler Müdürü Manolya Civelek Gökgöz şöyle anlatıyor: “Hamamımız her gün sabah saat 6’da kapılarını açar. Gece 24’e kadar hem kadın hem erkek müşterilerimize ayrı bölümlerde hizmet verir. Mimar Sinan’ın eseri olan bu hamam, geçmiş yüzyılların atmosferi ile gelen konuklarımızı karşılar. İlk olarak istediğiniz hizmeti belirtir ve keselerinizi alırsınız. Soğukluk kısmına geçtiğinizde ise konuklarımızı karşılayan görevliler erkeklere peştamal, kadınlara da hem peştamal hem de tek kullanımlık mayo verilir. Sonrasında ise sıcaklık bölümüne geçilir. Ortada büyük bir göbek taşının, etrafında yıkanacağınız kurnaların ve halvetlerin olduğu bu bölümü “Sıcaklık” denir. Göbek taşının üzerine uzanarak veya oturarak bir süre terlemenizi öneririz. Türk Hamamı’nın en karakteristik dakikalarıdır bunlar. Hamamımızın olağanüstü kubbesinden yüzyıllardır süzülen ışıklar, buhar ve her bir hücrenizi yıkanmaya hazır hale getiren terleme işlemi sizi suya hazırlar. Artık yıkanmaya hazırsınız. Bu işlemlerle cildiniz arınacak ve tazelenecektir. Hizmetlerimizin içinde tercih ederseniz kese, köpük, sultan banyosu, aromatik yağ, Hint Baş masajı, kil maskesi bulunmaktadır.”
“Eskiden banyolar zor şartlarda yapılıyordu. Ve insanlar sağlık için hamamları kullanıyordu. Fakat günümüzde evdeki banyolarımız hamamları aratmayacak modern bir hale geldi. Bazı evlerde hamam ve saunalar bile var. Bu yüzden geleneklerimiz halkımız tarafından unutulup, turistlerin tercih ettiği mekânlar haline geldi. Yüzde 80 yabancı turist, yüzde 20 yerli vatandaşımız geliyor. Türkiye’ye gelirken ilk yapılacaklar listesine “Türk Hamamı”nı alıyorlar.” Eskilerde sıkça yapılan gelin hamamları yine yapılıyor ancak günümüzde modern çağa uygun haliyle yapılıyor diye belirten Civelek “Gelin hamamı organizasyonumuz minimum 10 kişi ile 3,5 saat sürmektedir. Bunun 2 saati işletmemizin teras katında, kafe bölümünde müzik ve açık büfe şeklinde gerçekleştirilmektedir. Menülü veya menüsüz seçim yapabilirsiniz. Her iki durumda da sizin için özel bir masa hazırlanmakta ve gelinimize 2 saatliğine giymesi için bindallı, fes ve pabuç, kına tepsisi, kına örtüsü ve kına verilmektedir. Şuan klasik dışarıda yapılan organizasyonlar gibi oluyor. Hatta yabancı turistlerin dikkatini çeken bu organizasyonlarımız da turistlere de gelin hamamı yaptık” dedi. Bu görevi anane ve babaannesinden devraldığını söyleyen Manolya Civelek “Hamamcılık bizde aile yadigârı. Ananem ve babaannem Çemberlitaş hamamında natır olarak görev yapmış. Ben de üniversite basın yayın mezunuyum. Ama ailemizin bütün kadınları bu işle meşgul olduğu için ben de burada 14 yaşımdan beri görev yapmaya başladım. Hem okudum hem çalıştım. Okulum bitince resepsiyonda başladım. Terfi alarak halkla ilişkiler müdürü olarak devam ediyorum. Emekli olana kadar da devam etmeyi düşünüyorum. Hamamcılık ve kesecilik bizim ailemizden gelen kültür olduğu için gelen konuklarımıza daha iyi hizmet verebiliyor, kültürümüzü daha iyi anlatabiliyorum. Son olarak şunu belirtmek istiyorum hamam sadece yıkanmak değil, aynı zaman da daha sağlıklı yaşamak için gerekli. İyi bir hamamdan sonra gözeneklerimiz açılıyor, kan akışım bile düzene giriyor. Herkes ayda bir kez de olsa hamama gitmeli” diye konuştu.
TARİHİ…
Çemberlitaş Hamamı, Sultan II. Selim’in kadını ve Sultan III. Murad’ın annesi Nûrbânû Sultan tarafından Üsküdar’da Toptaş’ındaki, Vâlide-i Atik Külliyesi’negelir getirmesi için yaptırılmış ve vakfedilmiştir. Hamam Mimar Sinan yapısıdır. Kitabesinden anlaşıldığına göre Hamam’ın yapılış tarihi 992/1584′tür.
(SENAY GÜNCAVAR)