İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmada, tutuksuz sanık iş insanı Süleyman Çetinsaya savunma yaptı.

Yıllardır inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini belirten Çetinsaya, hakkındaki "rüşvet" suçlamasını kabul etmediğini söyledi.

Belediyeye bir gün bile giderek imar planı yapmadığını savunan Çetinsaya, büyükşehir belediyesiyle imar planı yaptığı yönünde bir algı oluşturulduğunu ifade etti.

Okul yaptırdığını ancak bunun da bir menfaat karşılığında gerçekleştirilmiş gibi değerlendirildiğini belirten Çetinsaya, "Arsasına iş yapan müteahhitim ben. Bir yıldan beri uyumuyorum, üzülüyorum." dedi.

500 BİN DOLARLIK ÖDEMEYİ ANLATTI

Mahkeme Heyeti Başkanı Selçuk Aylan, Çetinsaya'nın savcılık ifadesinde yer alan 500 bin dolarlık market kartı talebine ilişkin sözlerini hatırlattı.

Bunun üzerine Çetinsaya, Yakup Öner'in kendisine "Bizim ihtiyacımız var." dediğini, Öner'in büyükşehir belediyesinin bazı imar dairelerindeki işlerini yapan bir danışman olduğunu ve kendisini Süleyman Atik'e yönlendirdiğini söyledi.

2024'te ruhsat aldığını belirten Çetinsaya, Atik'e para verdiğini kabul ederek, "Ben para verdim, bunu rüşvet olarak vermedim. Böyle bir şey yapmadım." ifadelerini kullandı.

"500 BİN DOLARIN HAYIR MAKBUZU YOK"

Mahkeme heyeti başkanının, verilen 500 bin dolar için hayır makbuzu bulunup bulunmadığını sorması üzerine Çetinsaya, makbuz olmadığını belirtti.

Çetinsaya, Süleyman Atik'in kendisinden parayı kısa sürede istediğini ifade ederek, "Rüşvet vermedim." dedi.

Savcının Süleyman Atik'i nasıl tanıdığını sorması üzerine Çetinsaya, Yakup Öner'in kendisini Atik'e yönlendirdiğini ve Atik'in fakirlere yardım amacıyla market kartı istediğini anlattı.

Çetinsaya, söz konusu ödemenin herhangi bir proje veya imar planı karşılığında yapılmadığını savundu.

KREŞ BAĞIŞINA İLİŞKİN SORULAR

Savcının, kreş yapılırken belediyeye bağış yapıp yapmadığını sorması üzerine Çetinsaya, belediyeye bağış yaptığını söyledi.

Çetinsaya, "Biz kreşi yapacağız, sen parayı yatır, biz yapacağız." denildiğini aktararak, 500 bin doları neden doğrudan belediyeye yatırmadığı sorusuna ise market kartı almak amacıyla belediyeye ödeme yapamayacağını belirterek yanıt verdi.

Çetinsaya, ödemenin yoksullara yardım amacı taşıdığını ve herhangi bir kişiye menfaat sağlamadığını savundu.

FİKİRLİ: "SAHTE FATURA DÜZENLEMEDİM"

Duruşmada tutuksuz sanık organizasyon firması çalışanı Duygu Fikirli de savunma yaptı.

Alt yüklenici olarak gerçek işler yaptığını, sahte fatura düzenlemediğini ve ihalelere katılmadığını belirten Fikirli, suç örgütünün varlığını ve amacını bilerek hareket etmediğini söyledi.

Başlangıçta yaklaşık 45 günde yapılan ödemelerin zamanla 1 ila 1,5 yıla kadar geciktiğini aktaran Fikirli, 19 Mayıs 2024'teki etkinliğin ardından şirket olarak çalışmama kararı aldıklarını anlattı.

Fikirli, ilişkilerini sürdürmelerinin nedeninin suç düzeninin parçası olmak değil, alacaklarını ve işletmeyi korumak olduğunu ifade etti.

"GERÇEK HİZMET VERDİM"

Ödemelerin gecikmesi nedeniyle şirketin banka hesaplarına haciz ve bloke uygulandığını, maaşları ödeyemez hale geldiklerini belirten Fikirli, gerçekleştirilen ancak faturalandırılmasına izin verilmeyen işler ile kesildiği halde ödenmeyen faturalar nedeniyle alacaklarının biriktiğini söyledi.

Fikirli, "Ben gerçek hizmet verdim, gerçek maliyetlere dayalı faturalar düzenledim, ihaleye girmedim, ihale sonucu belirlemedim. İhalelere teklif dahi vermedim." ifadelerini kullandı.

125 TUTUKSUZ SANIGIN SAVUNMASI TAMAMLANDI

Duruşmada tutuksuz sanıklar Sibel Karakurt, Muhammet Yavuz Küçük, Emre Dündar, Yaren Duru, Cüneyd Okul, Zeynel Kılıç, Hacı Ahmet Gül, Cem Duru, Serdar Günal, Ümit Erboz, Seçil İkiz Candan ve Abdussamet Baydar'ın da savunmaları alındı.

Duruşmada 17 tutuksuz sanığın savunmasının alınmasıyla, davada savunması tamamlanan tutuksuz sanıkların sayısı 125'e yükseldi.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

Kaynak: AA