İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada savunma yapan tutuklu sanık Güney, hakkında yöneltilen suçlamaları reddetti. İddianamede bir şirketin gizli ortağı olduğu ve bu şirkete destek verdiği iddialarının yer aldığını belirten Güney, suçlamaların somut delillere dayanmadığını savundu.
"ÖRGÜTE YARDIM SUÇLAMASI DELİLSİZ"
"Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından yargılandığını hatırlatan Güney, isnat edilen fiillerin açık şekilde ortaya konulmadığını öne sürdü.
Ortada varlığı kanıtlanmış bir örgüt bulunmadığını savunan Güney, yalnızca bazı kişilerle tanışıklık veya iletişim kurulmasının suç olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
"KAMU ZARARINA İLİŞKİN SOMUT DELİL YOK"
Güney, kamu zararına dolandırıcılık suçlamasının da delillendirilmediğini belirterek, hangi işlem ya da eylemiyle kamu zararına neden olduğunun ortaya konulmadığını söyledi.
Hakkındaki iddiaların varsayımlara dayandığını savunan Güney, dosyada kendisini suçlayacak belge, para hareketi, talimat ya da imza bulunmadığını dile getirdi.
"ÜÇ TEMEL İDDİA VAR"
Savunmasında iddianamenin üç temel iddia üzerine kurulduğunu belirten Güney, bunların gizli ortaklık, ihalelerde usulsüz destek sağlama ve bu yolla elde edilen gelirle örgüte yardım edilmesi olduğunu söyledi.
Kendi belediye başkanlığı döneminde ilçedeki reklam panolarının herhangi bir şirkete kiralanmadığını, kamusal hizmetlerde kullanıldığını ifade eden Güney, iddiaların gerçekle bağdaşmadığını savundu.
TAHLİYE VE BERAAT TALEBİ
Tüm suçlamaları reddeden Güney, mahkemeden tahliye ve beraatini talep etti.
Sanık avukatlarının savunmalarını tamamlamasının ardından mahkeme heyeti, diğer tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere duruşmayı 6 Temmuz Pazartesi gününe erteledi.





