İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmada, bir kısım tutuklu sanık ve avukatlarına aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tahliye talepleri için söz verildi.

Tutuklu sanıklardan CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner'in kardeşi Bulut Aydöner, hakkında verilen beyanların gerçeği yansıtmadığını savunarak, ticari faaliyetlerinin suç unsuru olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Aydöner, "Ben çantacı, emanetçi değilim. Ağabeyim dahil kimseden talimat almadım. Şirketim paravan şirket değil." ifadelerini kullanarak, 15 aydır tutuklu olduğunu ve sağlık sorunları yaşadığını belirtti. Kaçma şüphesinin bulunmadığını savunan Aydöner, tahliyesini istedi.

"BÖYLE BİR ÖRGÜTÜN VARLIĞINI BİLMİYORUM"

İş insanı Hüsnü Yüksel Tunar da tutukluluk süresinin kendisi açısından ağır geçtiğini belirterek suçlamaları reddetti.

Örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklu olduğunu aktaran Tunar, siyasi bir kimliğinin bulunmadığını ve herhangi bir örgütün içerisinde yer almasının mümkün olmadığını savundu.

Tunar, "Bir fotoğraf, bir bilgi, bir delil yok. Böyle bir örgütün varlığını ben bilmiyorum. İçinde olmayı da şiddetle reddediyorum." diyerek tahliyesini talep etti.

İBB İŞTİRAK YÖNETİCİLERİ DE TAHLİYE İSTEDİ

Tutuklu sanıklar arasında bulunan İBB iştiraklerinden Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas'ın özel kalemi Murat Or da örgüt hiyerarşisinde yer almadığını ve rüşvet iddialarıyla bağlantısının bulunmadığını öne sürdü.

Or, tutukluluk süresinin dikkate alınarak tahliye edilmesini istedi.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar ise iddianameye konu ihale süreçlerinin titizlikle yürütüldüğünü ve kamu zararı oluşmadığını savunarak tahliye talebinde bulundu.

İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü Melih Geçek de bir gizli tanığın ifadesinde adının geçmesi nedeniyle tutuklandığını ileri sürdü. Geçek, İstanbulluların verilerinin toplandığı yönündeki iddiaları ve "suç delillerini gizlemek" suçlamasını reddetti.

ŞAHAN: "17 AYDIR TUTUKLUYUM"

Görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, 17 aydır tutuklu olduğunu belirterek suçlamaları kabul etmedi.

Şahan, görevini kötüye kullanmadığını ve kendisine emanet edilen kamu görevini yerine getirdiğini savunarak, "Ne kendim için bir menfaat elde etmişim, ne görevimin dışına çıkmışım. Ben, bana emanet edileni korumaya çalıştım." dedi.

Dosyadaki delillerin mevcut olduğunu ve delil karartma imkanının bulunmadığını ifade eden Şahan, kaçma şüphesinin de olmadığını belirterek tahliye talebinde bulundu.

Şahan, özgürlüğüne ve ailesine kavuşmak istediğini dile getirerek, "Bırakın işimizi yapalım, bu ülkenin geleceği için çalışalım." ifadelerini kullandı.

DURUŞMA YARINA ERTELENDİ

Duruşmada bazı sanıkların avukatları da müvekkilleri adına tahliye talebinde bulundu.

Mahkeme, tahliyeye ilişkin taleplerin alınmasına devam edilmek üzere duruşmayı yarına erteledi.

Kaynak: AA