Yatırım dünyasında beklentilerle gerçekler çoğu zaman birbirini tutmuyor. Gümüş gibi potansiyeli yüksek emtialarda bu durum daha net görülüyor. Ekonomist İslam Memiş, yatırımcı davranışlarını mercek altına aldı ve acı bir gerçeği dile getirdi: Yatırımcı analize değil, fiyata bakarak hareket ediyor; bu da çoğu zaman "iş işten geçtikten sonra" oluyor.
FİYAT UÇUNCA TALEP PATLIYOR
İslam Memiş'in tespiti can alıcı. Ne zaman "Gümüş yükselecek, pozisyon alın" uyarısı yapılsa, yatırımcıda bir temkin, bir bekleme havası oluyor. Ancak ne zaman ki grafikler yeşile dönüyor ve fiyatlar tırmanışa geçiyor, işte o an "alım iştahı" birden kabarıyor.
Piyasada sıkça tekrarlanan bu döngüye dikkat çeken Memiş, yatırımcının trene hareket halindeyken binmeye çalıştığını belirtti. "Yükselişi kaçırıyorum" paniğiyle yapılan bu geç alımlar, aslında kazanç marjını düşürüyor.
Analizde takvim yapraklarına ve beklentilere de değinildi. 2025 yılına dair pozitif hava yatırımcıyı harekete geçirmişti. Ancak şu sıralar 2026 yılı için çizilen "karamsar senaryolar" yatırımcıyı gereğinden fazla etkiliyor ve tepki vermesine neden oluyor.
Memiş'e göre asıl ıskalanan nokta ise 2027 vizyonu. Piyasada 2027 yılına yönelik olası bir ralli ve yükseliş ihtimali bulunmasına rağmen, bu durum yatırımcılar tarafından yeterince fiyatlanmıyor veya dikkate alınmıyor. Bugünün korkusu, yarının büyük fırsatını görmeyi engelliyor.
DUYGUYLA DEĞİL, BİLGİYLE HAREKET EDİN
Piyasada kazanmanın altın kuralı ise "finansal okuryazarlık". İslam Memiş, piyasadaki gürültüyü ve bilgi kirliliğini ayıklamanın tek yolunun bilgi olduğunu vurguladı.
Anlık duygusal tepkilerle, panik alım-satımlarıyla hareket edenlerin zarara uğrama riskinin yüksek olduğu belirtildi. Uzman isme göre; günlük dalgalanmalara değil, uzun vadeli perspektife odaklanan ve bilgiyle hareket eden yatırımcılar, bu süreçten kazançlı çıkan taraf olacak.





