Fenerbahçe’de yeni sezon hazırlıkları sürerken, teknik direktör İsmail Kartal’ın takımına aşılamak istediği modern oyun felsefesinin şifreleri netleşti. Deneyimli teknik adam, oyuncularıyla yaptığı toplantılarda tek bir hedefe odaklanıyor: Sahayı rakibe dar eden, nefes aldırmayan agresif bir ön alan baskısı.

OYUN 30 METRE İÇİNDE OYNANACAK

Kartal’ın kafasındaki bu model, dünya futbolunun zirvesindeki Pep Guardiola ve Jürgen Klopp gibi isimlerin başarı formülleriyle birebir örtüşüyor. Bu sistemin temel taşı, takım boyunu maksimum 30 metreye indirmekten geçiyor. İsmail Hoca, defans çizgisini orta sahaya kadar çekerek forvet hattı ile savunma arasındaki mesafeyi daraltıyor.

DAR ALANDA ŞOK PRES YAPILACAK

Rakip hangi bölgede topla buluşursa buluşsun, o alanda ani bir "aşırı yükleme" yapılarak sayısal üstünlük kuruluyor. Amaç, rakibin geriden rahat oyun kurmasını tamamen engellemek ve hataya zorlamak. Sistemin ikinci ve en kritik aşaması ise literatüre Guardiola ile giren "6 Saniye Kuralı". Top rakibe geçtiği ya da kaybedildiği an, en yakın oyuncular dar alanda şok presi başlatıyor.

TAKTİK FAUL YAPACAK TAKIM

İlk 6 saniye içinde yoğun bir baskıyla topun geri kazanılması, kazanılamıyorsa taktik faulle rakip kontratağının doğmadan öldürülmesi isteniyor. Futbolda PPDA (savunma aksiyonu başına izin verilen pas) endeksini düşürmeyi hedefleyen bu anlayış, topu kaleye en yakın noktada kapıp hızlıca skora gitmeyi amaçlıyor.

DOMİNANT BİR SİSTEM OLACAK

Ancak bu dominant sistem, kusursuz bir fiziksel güç ve doğru oyuncu profili gerektiriyor. 90 dakika boyunca 30 metrede kalıp önde basabilmek için Fred tipinde yüksek enerjili, atletik orta sahalara ve arkaya atılan uzun topları eritebilecek çabuk stoperlere ihtiyaç var.

Riskleri yüksek olsa da İsmail Kartal’ın bu "Guardiola Kanunları", sarı-lacivertlileri modern Avrupa standartlarında, izlemesi keyifli ve dominant bir takım kimliğine büründürmeyi hedefliyor.

Muhabir: İSKENDER KORDU