İstanbul Valisi Davut Gül, Marmara Bölgesi'nde etkili olan şiddetli yağışların yol açtığı sel felaketinde yaklaşık 10 milyar liralık doğrudan ve dolaylı zarar oluştuğunu açıkladı. Felakette 7 kişinin hayatını kaybettiğini belirten Gül, dere yataklarındaki yapılaşma ve geçmişte alınmayan önlemlere dikkati çekerek, yaşanan taşkınların İstanbul ve Marmara için milat olması gerektiğini söyledi.
“7 KİŞİNİN HER BİRİYLE İLGİLİ İÇİMİZ YANIYOR”
Vali Davut Gül, Ataşehir'de düzenlenen Marmara Havzası Havza Su Kurulu Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, İstanbul başta olmak üzere Marmara'nın çeşitli şehirlerinde etkili olan yağışların ciddi sonuçlara yol açtığını ifade etti.
Sel felaketinde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Gül, can kayıplarının yalnızca istatistiksel veriler olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.
Gül, “Bir hemşehrimizin bile tırnağına zarar gelsin istemeyiz. Dolayısıyla da 7 kişinin her biriyle ilgili içimiz yanıyor. Ailelerinin bu anlamda üzüntüleri var, sevenlerinin üzüntüleri var ve ateş de düştüğü yeri yakıyor.” dedi.
“50-100 SENELİK KUSURLARIMIZ VAR”
Sel felaketinin etkilerinde dere yataklarına yapılan yapılar, ruhsatsız binalar ve depreme dayanıksız yapılaşmanın da rol oynadığına dikkati çeken Gül, sorumluluğun yalnızca vatandaşlarla sınırlı olmadığını belirtti.
Gül, riskli alanlarda yapılaşmaya izin verilmemesi gerektiğini ifade ederek, geçmişte görev yapan idarecilerin ve ilgili kurumların da sorumlulukları bulunduğunu kaydetti.
Gül, “Hemşehrilerimizin bunu dere yatağına yapması, tapusuz yere yapması, depreme dayanıksız yapması, evet onlar açısından bir kusur. Ama belediyeler olarak, devletin her mekanizmasındaki idareciler olarak bunlar yapılırken, bunlar oralarda oluşturulurken bir müdahalede bulunmamız gerekiyordu.” ifadelerini kullandı.
Yaşanan sorunların birkaç yıllık bir döneme indirgenemeyeceğini belirten Gül, bunların 50-100 yıllık birikmiş sorunlar olduğunu dile getirdi.
SEL FELAKETİNDE ZARAR 10 MİLYAR LİRAYA YAKLAŞTI
Son sel felaketinin ekonomik boyutuna da değinen Gül, doğrudan ve dolaylı zararların yaklaşık 10 milyar liraya ulaştığını söyledi.
Yağışların ne zaman ve hangi sıklıkla gerçekleşeceğinin kesin olarak öngörülemeyeceğini belirten Gül, gerekli önlemler alınmadığında afetlerin ağır maddi ve manevi kayıplara yol açabileceğini vurguladı.
Gül, can kayıplarının maddi değerlerle ölçülemeyeceğini ifade ederek, taşkın riskini azaltmak için dere yataklarının korunması, suyun akışını engelleyen yapılaşmanın önlenmesi ve gerekli mühendislik tedbirlerinin uygulanması gerektiğini kaydetti.
“GEÇEN HAFTA YAŞADIĞIMIZ TAŞKINLAR MARMARA İÇİN MİLAT OLMALI”
Su kaynaklarının doğru yönetilmesinin önemine işaret eden Gül, suyun kıt olduğu dönemlerde kuraklıkla mücadele edilmesi, bol olduğu dönemlerde ise suyun depolanması ve korunması gerektiğini söyledi.
17 Ağustos depreminin Türkiye için bir dönüm noktası olduğunu hatırlatan Gül, son taşkınların da İstanbul ve Marmara Bölgesi için benzer bir dönüm noktası olması gerektiğini belirtti.
Gül, “Bu aşamadan sonra nasıl 17 Ağustos depremi bir milat oldu, geçen hafta yaşadığımız taşkınlarla İstanbul'umuz başta olmak üzere Marmara için bir milat olması lazım.” diye konuştu.
Suyun uygun yöntemlerle depolanması, dere yataklarının ıslah edilmesi ve suyun akışını engelleyen unsurların ortadan kaldırılması halinde risklerin yönetilebileceğini ifade etti.
MARMARA HAVZASI İÇİN 85 MİLYAR LİRALIK YATIRIM İHTİYACI
Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever de toplantıda iklim değişikliğinin su kaynakları ve afet yönetimi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Türkiye'nin Paris Anlaşması hedefleri doğrultusunda 2053 yılı için net sıfır emisyon hedefi belirlediğini hatırlatan Sever, iklim değişikliğine uyum çalışmalarının su, tarım ve sanayi gibi sektörler açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
Sever, Türkiye'de Gediz, Meriç-Ergene, Akarçay ve Konya havzalarının su açığı verdiğini belirterek, gerekli önlemler alınmadığı takdirde 2030 yılına kadar diğer havzaların da benzer sorunlarla karşılaşabileceğine dikkati çekti.
Marmara Havzası'ndaki su açığının giderilmesi ve gerekli tedbirlerin uygulanması için 85 milyar liralık yatırım ihtiyacı bulunduğunu kaydetti.
“SUDA SIFIR KAYIP” İÇİN TASARRUF ÇAĞRISI
Su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılmasının önemini vurgulayan Sever, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Emine Erdoğan'ın öncülüğünde yürütülen “Suda Sıfır Kayıp” ilkesi kapsamındaki çalışmaların önemine işaret etti.
Sever, su verimliliğini artırmak için evlerde suyun tasarruflu kullanılması, çatılarda biriken yağmur sularının değerlendirilmesi ve gri suların arıtılarak yeniden kullanılması gerektiğini belirtti.
Şehirlerde suyun doğal yollarla tutulmasını sağlayan “sünger şehir” uygulamalarının yaygınlaştırılmasının da önem taşıdığını ifade etti.
MARMARA'NIN SU YÖNETİMİ MASAYA YATIRILDI
Toplantıda Marmara Havzası'ndaki su yönetimine ilişkin genel değerlendirmeler yapıldı. Program kapsamında su kaynaklarının korunmasına yönelik tedbirler ve Marmara Havzası Taşkın Yönetim Planı hakkında sunumlar gerçekleştirildi.
Ayrıca 2025 yılı Marmara Havza Su Kurulu kararları ile 2026 yılı Marmara Havzası İl Su Kurulu kararları değerlendirilerek havzadaki mevcut durum analiz edildi.





