İstanbul'un yanı başındaki Marmara Denizi'nde akşam saatlerinde başlayan deprem hareketliliği devam etti. Sarsıntıların Adalar açıklarında ve yaklaşık 10-13 kilometre derinlik bandında yoğunlaşması dikkat çekti.
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre saat 17.43'te 3,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yerin 11,4 kilometre derinliğinde kaydedilen sarsıntı Adalar'ın yanı sıra İstanbul'un kıyı ilçeleri ve Yalova'da hafif şekilde hissedildi.
Ancak bölgedeki hareketlilik tek bir depremle sınırlı kalmadı.
2 SAAT İÇİNDE 9 SARSINTI
Kandilli verilerinde, Adalar bölgesinde yaklaşık 2 saat içerisinde 9 farklı mikrodeprem kaydedildi. Bu sarsıntılar içerisinde en yüksek büyüklük 3,2 olarak ölçüldü.
AFAD da saat 17.03'te Marmara Denizi merkezli 2,6 büyüklüğünde ayrı bir deprem kaydetti.
Peş peşe gelen küçük depremler, Adalar Fayı'ndaki hareketliliğin ne anlama geldiği sorusunu da beraberinde getirdi.
OSMAN BEKTAŞ'TAN "CREEP" İHTİMALİ
Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgede özellikle 10-13 kilometre derinlikte devam eden mikrodeprem aktivitesine dikkat çekti. Bektaş'a göre yaşanan hareketlilik, fayın derin kesimlerinde “creep” olarak adlandırılan yavaş sürünme hareketinin yaşanıyor olabileceğine işaret ediyor.
Bektaş, Adalar Fayı'nın mikrodeprem üretmeye devam ettiğini belirterek, derinde sürünen fayın deprem enerjisinin bir bölümünü küçük kırılmalarla harcıyor olabileceğini değerlendirdi.
Bu ihtimali destekleyen örneklerden biri olarak da 1963 yılında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki Adalar depremini gösterdi.
"KÜÇÜK DEPREMLERLE ENERJİ HARCIYOR OLABİLİR"
Bektaş değerlendirmesinde ABD'deki San Andreas Fayı üzerinde yapılan gözlemlere de işaret etti. Adalar Fayı'nın üst kesimlerinin kilitli, daha derin bölümlerinin ise yoğun mikrodepremler eşliğinde sürünüyor olabileceğini belirten Bektaş, mevcut hareketliliğin faydaki enerjinin küçük depremler aracılığıyla bir bölümünün harcanması anlamına gelebileceğini söyledi.
Ancak Bektaş'ın değerlendirmesi bunun kesin olarak gerçekleştiği değil, mevcut mikrodeprem aktivitesinin işaret ettiği olasılıklardan biri yönünde.
"ŞU AN PANİK YAPMAYA GEREK YOK"
Prof. Dr. Osman Bektaş, mikrodepremlerin doğrudan daha büyük bir depremin geleceği anlamına gelmediğini vurguladı.
Bohnhoff ve arkadaşlarının 2013 tarihli çalışmasına da atıfta bulunan Bektaş, Adalar Fayı'nın derin kesimlerinde yaşanan hareketliliğin küçük kırılmalarla enerji harcanması ihtimalini güçlendirdiğini belirterek “Şu an panik yapmaya gerek yok” değerlendirmesinde bulundu.





