Şehir hayatının beton ve trafik arasında geçen temposundan bunalanlar, İstanbul’a yaklaşık 45 dakika mesafedeki tarlada toprağın ve doğanın tadını çıkarıyor. Kıl biberden dolmalık bibere, patlıcandan domatese, mısırdan karpuza kadar mevsiminde yetişen çok sayıda ürünü ziyaretçiler kendi elleriyle hasat edebiliyor.
Toplanan ürünler çıkışta tartılıyor ve her biri kendi fiyatı üzerinden ücretlendiriliyor. Tarlada yetişen semizotlarından ise ücret alınmıyor.

“NEREDEN GELDİ, TAZE Mİ?” SORUSU ORTADAN KALKTI
Şok gazetesinden Senay Güncavar'ın haberine göre; Bahçem İncegiz’in sahibi çiftçi Ahmet Oruç, uygulamanın ortaya çıkış hikâyesini ŞOK Gazetesi’ne anlattı. Ürettikleri ürünleri daha önce tezgahta satışa sunduklarını belirten Oruç, müşterilerden ürünlerin nereden geldiği ve ne kadar taze olduğu yönünde sık sık sorular aldıklarını söyledi.
Oruç, “Biz ürünlerimizi yetiştiriyor, tezgâhımızda satıyorduk. ‘Bunu halden mi aldın, nerede yetişti, taze mi, kaç günlük?’ gibi sorularla karşılaşıyorduk. Bu sisteme geçince bu soruları da ortadan kaldırmış olduk. Vatandaş ürünü kendi gözüyle görüyor, dalından kendisi topluyor” dedi.

TOPRAĞA BASIP ŞEHİR STRESİNİ ATIYORLAR
Uygulamanın yalnızca taze ürün alışverişinden ibaret olmadığını vurgulayan Oruç, ziyaretçilere doğayla iç içe vakit geçirebilecekleri bir ortam da sunduklarını belirtti. “Şehrin stresinden kaçanlara temiz ve bol oksijenli bir ortam sunuyoruz. İnsanlar tazeliği yaşıyor, toprağa basıyor ve enerjisini atıyor. Doğayla iç içe bir ortamımız var” diye konuştu.

ÇOCUKLAR SEBZE VE MEYVEYİ DALINDA GÖRÜYOR
Tarlada gerçekleştirilen hasat, özellikle çocuklar için de farklı bir deneyime dönüşüyor. Toprakla tanışan çocuklar, market raflarında gördükleri sebze ve meyvelerin nasıl yetiştiğini yerinde görme fırsatı buluyor. Dalından ürün toplamak ise onlar için hem eğitici hem de keyifli bir etkinlik oluyor.

HAFTA SONU ÇAY VE HAŞLANMIŞ MISIR İKRAMI
Hafta sonu tarlayı ziyaret edenlere semaverde çay ve haşlanmış mısır da ikram ediliyor. Böylece vatandaşlar yalnızca ürünlerini toplayıp alışveriş yapmakla kalmıyor, doğanın içinde dinlenerek vakit geçirebiliyor.

EVİNİZDE KENDİ BAHÇENİZİ KURABİLİRSİNİZ
Doğal beslenmeye olan ilginin artmasıyla birlikte evde ve balkonda sebze yetiştirmek de giderek daha fazla ilgi görüyor. Üstelik kendi sebze ve meyvesini yetiştirmek isteyenlerin büyük bir bahçeye sahip olması gerekmiyor.
Bahçem İncegiz’in sahibi çiftçi Ahmet Oruç, balkon ve ev ortamında üretim yapmak isteyenlerin basit yöntemlerle başarılı sonuç alabileceğini belirterek dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.

GÜBREYLE KARIŞTIRILMIŞ BESLEYİCİ TOPRAK
Oruç, işe doğru toprak seçimiyle başlanması gerektiğini belirterek şu bilgileri verdi: “Öncelikle gübreyle karıştırılmış, besleyici bir toprağa ihtiyacımız var. Bunun için illa büyük saksılar kullanmak gerekmiyor. Evde bulunan yoğurt kapları bile değerlendirilebilir. Ancak kabın altına mutlaka birkaç delik açılması gerekiyor. Böylece fazla su dışarı akar ve köklerde birikmez. Çünkü fazla su, bitkinin köklerinin çürümesine neden olabilir. Her şey kararında olmalı.”
Kabın içerisine gübreyle karıştırılmış toprağın doldurulmasının ardından fideler yerleştiriliyor. Oruç, işlemin çiçek dikmekten çok farklı olmadığını, burada önemli noktalardan birinin toprağın yeterince besleyici olması olduğunu ifade etti.

DOMATES VE BİBER İÇİN GÜNEŞ ÖNEMLİ
Balkonda cherry domates ve bodur biber türleri yetiştirilebiliyor. Domatesin bol güneş alması ve düzenli sulanması gerekiyor. Bitki büyüdükçe dallarının desteklenmesi için bir çubuk veya kafes kullanılabiliyor. Biber de güneşi severken domatese göre daha az su isteyebiliyor.

YAPRAKLI SEBZELER VE OTLAR DA YETİŞTİRİLEBİLİR
Marul, ıspanak, roka ve fesleğen gibi yapraklı sebzeler daha sığ saksılarda da yetiştirilebiliyor. Saksıda marul yetiştirmek hızlı sonuç verirken sürekli hasat imkânı da sunuyor. Fesleğen ve nane gibi taze otlar ise balkonlarda kolaylıkla yetiştirilebilecek seçenekler arasında bulunuyor.

İŞİN SIRRI BURADA...
Evde sebze yetiştirirken doğru toprağı kullanmak, bitkiye ihtiyacı kadar su vermek ve yeterli güneş ışığını sağlamak önem taşıyor. Biraz emek ve doğru bakımla balkonda yetiştirilen ürünleri doğrudan sofraya taşımak mümkün oluyor.





