ŞOK - Carlson’a göre, Epstein'ın istihbari faaliyetleri Washington'da pek çok kişi tarafından biliniyordu. “Başkentte bu konuyu bilmeyen yok ama kimse yüksek sesle konuşmaya cesaret edemiyor” diyen deneyimli gazeteci, “Bu konuda sessizlik hâkim çünkü eleştirmek antisemitizm ya da nefret söylemiyle karıştırılıyor. Oysa bu, yalnızca gerçeği arama meselesi” ifadelerini kullandı.

Tucker Carlson, Epstein’ın yalnızca ABD istihbaratına değil, yabancı bir servise de hizmet etmiş olabileceğini dile getirdi. “Bu ismin Mossad'la yani İsrail’in gizli servisiyle bağlantılı olduğu fikri, Washington kulislerinde sır değil,” diyen Carlson, kamuoyunun bu tür bağlantılara dair soru sorma hakkının bulunduğunu vurguladı.

Carlson, “Epstein bir tür şantaj operasyonu yürütüyor olabilir. Fakat asıl merak edilmesi gereken şey şu: Bu operasyonun finansörü kimdi, hedefi neydi ve Epstein kimin adına çalışıyordu?” şeklinde konuştu.

EPSTEİN VAKASI VE ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ

Cinsel istismar ve çocuklara yönelik fuhuş ağı kurmakla suçlanan Jeffrey Epstein, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Manhattan Metropolitan Cezaevi’nde ölü bulunmuştu. Resmi açıklamalarda Epstein’ın intihar ettiği bildirilse de, olayın üzerinin örtüldüğüne inananların sayısı oldukça fazla.

Epstein'ın dava dosyalarında Bill Clinton, Donald Trump, Prens Andrew, Ehud Barak, Kevin Spacey ve Michael Jackson gibi çok sayıda tanınmış ismin adı geçmişti. Dönemin Adalet Bakanlığı, binlerce saatlik video kaydının incelendiğini ve herhangi bir müşteri listesine ulaşılamadığını açıklasa da, kamuoyunda hala birçok sorunun cevapsız kaldığı düşünülüyor.

Carlson’un açıklamalarıyla birlikte, Epstein’ın ölümü ve istihbarat bağlantıları yeniden tartışma konusu haline gelirken, gözler yeniden FBI’ın ve Adalet Bakanlığı’nın gelecekte atacağı adımlara çevrildi.

Muhabir: İskender Kordu