Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan’da yaşanan silahlı saldırıya ilişkin yürütülen incelemede, okul çalışanlarının saldırı öncesinde ve sırasındaki davranışları değerlendirildi. Onikişubat Kaymakamlığı, hazırlanan raporların ardından okul müdürü C.K., müdür yardımcısı F.B., öğretmen A.T. ve rehber öğretmen E.İ. hakkında soruşturma izni verdi.
Sekizinci sınıf öğrencisinin gerçekleştirdiği saldırıda öğretmen Ayla Kara ile dokuz öğrenci yaşamını yitirmiş, 15 öğrenci yaralanmıştı.
SALDIRIYI GÖRDÜKTEN SONRA DIŞARI ÇIKMIŞLAR
Kararda, müdür C.K. ile yardımcısı F.B.’nin silah seslerini duyunca zemin kattan birinci katın koridor girişine gittikleri belirtildi. İki yöneticinin saldırıyı gördükten sonra hızla dışarı çıktıkları, kamera kayıtlarıyla tespit edildi. Yöneticilerin ifadelerinde de bu durumu doğruladıkları aktarıldı.
Okuldan çıktıktan sonra 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayan iki yöneticinin, öğrencileri korunaklı alanlara alma veya tahliyeyi organize etme yönünde adım atmadığı değerlendirmesi yapıldı.
“BEKLENEN SİLAHLI SALDIRININ ÜZERİNE GİTMELERİ DEĞİL”
Soruşturma izni kararında, okul yöneticilerinden silahlı saldırganla doğrudan karşı karşıya gelmelerinin beklenmediği özellikle vurgulandı.
Buna karşılık mevcut imkanlar çerçevesinde çocukların güvenliğini sağlamak, korunaklı bir bölgeye geçmelerini veya tahliyelerini organize etmekle yükümlü oldukları belirtildi. Kararda, iki yöneticinin bu adımlar yerine okul binasını terk ettiği tespitine yer verildi.
ÖĞRETMEN ÖĞRENCİLERİNİ UYARMADAN UZAKLAŞMIŞ
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni A.T.’nin ise görevli olduğu 5/G sınıfında silah seslerini duyduktan sonra kapıyı aralayarak koridora baktığı belirtildi.
Karara göre öğretmen, saldırıyı anlamasının ardından öğrencilerine uyarıda bulunmadan ve onları korumaya yönelik girişimde bulunmadan zemin kata koştu. A.T.’nin ifadesinde bu durumu doğruladığı kaydedildi.
Bu davranışın “terk” suçunu oluşturup oluşturmadığının adli makamlarca değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
İKİ AY ÖNCE UYARMIŞLAR
Rehber öğretmen E.İ. hakkındaki incelemede ise saldırganın şiddet eğilimine ilişkin endişelerin, sınıf arkadaşları tarafından saldırıdan yaklaşık iki ay önce kendisine aktarıldığı belirlendi.
Birbirleriyle görüşme imkanı olmadan ifade veren öğrencilerin benzer anlatımları, uyarının yapıldığını destekleyen delil olarak değerlendirildi.
Saldırıyı gerçekleştiren öğrenciye daha önce 29 kez rehberlik hizmeti verildiği de rapora yansıdı. Buna rağmen gerekli bildirimlerin yapılmadığı belirtildi.
REHBER ÖĞRETMEN HAKKINDA AĞIR DEĞERLENDİRME
Kararda, rehber öğretmenin öğrencinin kendisine zarar veren davranışlarından ve okul saldırısına ilişkin endişelerden haberdar olduğu halde harekete geçmediği değerlendirmesi yapıldı.
Öğrencinin anne ve babasının kamu görevlisi olması nedeniyle daha bilinçli oldukları varsayımıyla hareket edildiği belirtilerek “olursa olsun kastı” ifadesi kullanıldı.
Bu değerlendirmelerin yer aldığı kararda, ihmali davranışlarla ölüm ve yaralanmalar arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığının adli makamlar tarafından araştırılması gerektiği vurgulandı.
AİLELERİN AVUKATI: DÖRT PERSONELLE SINIRLI KALMAMALI
Öğrenci ailelerinin avukatı Furkan Mehmet Cinkara, soruşturma iznini önemli bir adım olarak değerlendirdi. Ancak incelemenin yalnızca dört çalışanla sınırlı tutulmamasını istedi.
Cinkara; yangın merdiveni, kaçış yolları, fiziki güvenlik eksiklikleri ile denetim ve yönetim sorumluluklarının da araştırılması çağrısında bulundu. Bölgedeki okullar için hangi önlemlerin alındığının ve risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulmasını talep etti.
SORUŞTURMA İZNİNE İTİRAZ EDEBİLECEKLER
Dört personelin, soruşturma izni kararına karşı Gaziantep Bölge İdare Mahkemesine itiraz hakkı bulunuyor. Karar, çalışanların sorumluluklarının adli makamlarca araştırılmasının önünü açıyor; suçluluklarına ilişkin kesinleşmiş bir hüküm anlamına gelmiyor.
Rehber öğretmen E.İ., davanın 4 Eylül’deki ilk duruşmasında tanık olarak dinlenmişti. Ailelerin avukatı Cinkara, hakkındaki şüpheler nedeniyle bu sıfatla dinlenmesine itiraz ederek suç duyurusunda bulunulmasını istemişti.





