Kanser tedavisinin en büyük çıkmazlarından biri olan “direnç gelişimi”, yıllardır birçok tedavinin etkisini zayıflatan en kritik başlıklardan biri olarak görülüyor. Bu kez Türkiye’den gelen çalışma, tam da bu sorunun merkezine dokunuyor.
BİSPESİFİK ANTİKOR TEKNOLOJİSİ GELİŞTİRİLDİ
Moleküler biyoloji ve genetik uzmanı Doç. Dr. Urartu Şeker ve ekibinin çalışmasıyla, bilim dünyasında “bispesifik antikor” olarak tanımlanan teknoloji Türkiye’de ilk kez üretildi. Bu teknoloji, tek bir ilaç yapısının aynı anda iki farklı hedefe bağlanacak şekilde tasarlanması anlamına geliyor.
Yapının, özellikle meme kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünde kullanılma potansiyeli taşıdığı belirtildi.

KANSERİN KAÇIŞ PLANI BU KEZ BOZULUYOR
Çalışmada geliştirilen antikor, kanser hücresinin yüzeyindeki iki kritik reseptörü aynı anda hedef alıyor: EGFR ve HER2. Bu yaklaşım sayesinde tümör hücresinin alternatif yollarla kaçması zorlaşıyor, tedavinin etkisizleşmesine neden olan direnç ihtimali ise ciddi biçimde düşüyor.
Doç. Dr. Şeker, iki hedefli yapının mantığını çarpıcı bir benzetmeyle anlattı: “Kanser hücresini iki kapıdan birden kilitlemek.” Bu ifade, tek hedefe yönelik tedavilerde görülen kaçış mekanizmasının iki yönlü bloke edilmesi anlamına geliyor.
Bu nedenle yeni molekülün, klasik yaklaşımlara göre daha güçlü ve daha kalıcı bir etki potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor.

İTHAL DÖNEMİ BİTİREBİLECEK KRİTİK ADIM
Çalışmada dikkat çeken bir diğer nokta da bu ilaç türünün Türkiye’de şimdiye kadar üretilememesi. Bu nedenle benzeri yapıların uzun süredir yurt dışından temin edildiği biliniyor. Yeni geliştirilen teknoloji, Türkiye’nin kanser tedavilerinde kritik biyoteknoloji başlıklarında üretim kapasitesini artırabilecek “kilit eşik” olarak görülüyor.





