Sosyal medya platformunun veri tabanına sızarak yaklaşık 19 milyon 800 bin kişiye ait kişisel bilgileri ele geçirip sattıkları tespit edilen hacker grubuna ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. İddianamede, 7 sanık hakkında 9 yıl 6 aydan 50 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İl Jandarma Komutanlığına yapılan bir ihbara da yer verildi.
İHBARDAKİ DETAYLAR SORUŞTURMAYI BAŞLATTI
İhbarda, "Osman" isimli kişinin Kağıthane'de banka ve bilişim sistemlerini kullanarak yurt dışında bulunan, uzun süredir hareketlilik olmayan kişilere ait hesaplara girdiği ve bu hesaplardan yüklü miktarda para transferi yaptığı belirtildi.
Söz konusu paraların yakın zamanda Türkiye'ye getirilerek Kağıthane'deki 11 ayrı adrese nakit olarak dağıtılacağı öne sürüldü.
KREDİ KARTI KOPYALAMA İHBARIYLA HACKER AĞI ORTAYA ÇIKTI
Aynı kişinin kredi kartlarını kopyaladığı ve bu işlemde kullanılan cihazlara sahip olduğu yönündeki ihbar üzerine soruşturma başlatıldı.
İddianamede, sanık Osman Yıldırım'ın evinde ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucunda, 7 sanığın belirli bir organizasyon içerisinde bilişim sistemlerini kullanarak özel şirketler ile kamu kurumlarının veri tabanlarına eriştiğinin belirlendiği aktarıldı.
Sanıkların çeşitli yazılımlar aracılığıyla banka sistemlerine girerek daha önce ele geçirdikleri kişilere ait hesaplardan para transferi yaptıkları, hazırladıkları belgeler üzerinden örgüt üyelerinden birine para çektirdikleri ve elde ettikleri kişisel verileri para karşılığında sattıkları kaydedildi.
ÖRGÜTÜN KURUCUSU "SİYAH ŞAPKALI HACKER" OLARAK TANIMLANDI
İddianamede, örgütün kurucusu Gökay Celal Gülen'in bilişim dünyasında "Siyah Şapkalı Hacker" olarak tanındığı belirtildi.
Gülen'in kart kopyalama, kamu kurumları ve sosyal medya platformlarının veri tabanlarına girerek bilgileri kopyalama, kişisel veriler ile internet siteleri, sosyal medya hesapları ve e-posta adreslerine ait kullanıcı adı ve şifreleri ele geçirme konusunda teknik bilgiye sahip olduğu ifade edildi.
Gülen'in söz konusu teknik bilgileri, dosyada örgüt yöneticisi olarak geçen Osman Yıldırım ve Fatih Kulaklı'ya uygulamalı olarak öğrettiği aktarıldı.
Diğer sanıklar Yunus Çolak, Eyüp Yirmili, Barış Serbay Sertler ve Erol Çakır'ın ise kendilerine verilen görevleri yerine getirdikleri kaydedildi.
DİJİTAL MATERYALLERDE ŞİFRE VE KİŞİSEL VERİLER BULUNDU
Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerin İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarında incelenmesi sonucunda, bilgisayar ve sistemlere sızmak için kullanıldığı değerlendirilen kodların bulunduğu tespit edildi.
Materyallerde çok sayıda kişiye ait kimlik ve telefon numaralarının yanı sıra sosyal medya ve e-posta hesaplarına ilişkin kullanıcı adı ve parola bilgilerinin de yer aldığı belirtildi.
İncelemede, "Searc.py" isimli çok sayıda dosya bulunduğu ve bu dosyaların banka veri tabanına bağlanarak transfer işlemleri gerçekleştirmek amacıyla kullanılabildiği sonucuna ulaşıldı.
Dijital materyallerde yapılan incelemede ayrıca "Bankada en zayıf ülke hangisidir?", "PSD Bank İban No" ve "Başka IP'deki bilgisayar nasıl izlenir?" şeklinde Google aramalarının yapıldığı belirlendi.
Bir uygulamada kimlik bilgilerinin girilmesiyle detaylı sorgulama yapılabildiği de tespit edildi.
"MERNİS SİSTEM" KLASÖRÜNDE KİŞİSEL VERİLER TESPİT EDİLDİ
İddianamede, "HSYS" olarak belirtilen sistemin Halk Sağlığı Yönetim Sistemi olduğu ve bu sistemdeki verilerin kopyalanmış olabileceğinin değerlendirildiği aktarıldı.
Uygulama ve verilere ilişkin unsurların birden fazla dijital materyalde bulunduğu ifade edildi.
İncelemeye ilişkin iddianamede, "Sorgu panelleri içerisinde 'Mernis Sistem' isimli klasör içerisinde 'Full exe' isimli uygulamanın olduğu, uygulamanın çalıştırıldığında TC kimlik numarası girilerek yapılan sorgulamada kişiye ait kişisel bilgilerin geldiğinin görüldüğü, uygulamanın kendi içerisinde bulunan veri tabanından sorgulama yaptığının tespit edildiği, Merkezi Nüfus İdaresi Sisteminin veri tabanının kopyalandığı tarafımızca değerlendirilmektedir." ifadeleri kullanıldı.
19 MİLYON 800 BİN KİŞİNİN VERİLERİ DOSYALARDAN ÇIKTI
Örgütün tespit edilmesini engellemek amacıyla toplantılarını internet üzerinden video konferans yöntemiyle gerçekleştirdiği ve bilişim sistemlerine yönelik ele geçirme yöntemlerinin anlatıldığı eğitim toplantıları düzenlediği belirtildi.
İddianamede, örgütün amaçlarından birinin kişisel verileri ele geçirmek, kamu kurum ve kuruluşlarının veri tabanlarına sızarak buradaki bilgileri kopyalamak olduğu kaydedildi.
Örgütün ayrıca banka ve bilişim sistemlerine girerek başkalarına ait hesaplardan para transferi yaptığı, nitelikli dolandırıcılık gerçekleştiren suç örgütlerine kişisel veri sağladığı ve üçüncü kişilere ait banka veya kredi kartlarını kopyalayarak para çektiği aktarıldı.
Osman Yıldırım'ın evinde ele geçirilen dijital materyallerde yapılan incelemede, "Turkey" adıyla 1'den 30'a kadar numaralandırılmış 30 dosya bulunduğu belirtildi.
Her birinde yaklaşık 660 bin kişiye ait bilgilerin bulunduğu bu dosyalarda toplam yaklaşık 19 milyon 800 bin kişinin telefon numarasının yer aldığı kişisel verilerin tespit edildiği kaydedildi.
ŞÜPHELİLERİN İFADELERİ ORTAYA ÇIKTI
Dijital materyallerde ayrıca sanıkların Facebook'un veri tabanında işlem yaptığına ilişkin videolar bulunduğu ve örgütün söz konusu verileri platformun veri tabanından kopyaladığı değerlendirildi.
Örgütün kurucusu Gökay Celal Gülen'e emniyetteki ifadesi sırasında, dijital materyallerde bulunan ve banka hesaplarına girişlerle ilgili kullandığı belirtilen bazı ifadeleri soruldu.
Gülen, "Diyorsunuz ki hata olmuş, para gelmiş. O zaman girip bakıyorum. Ola ki ben oradan 1 milyon lira çaldım. Banka oraya ulaşmayacak mı sanıyorsun, bizim oradan IP adreslerini almayacak mı sanıyorsun? Bak bugüne kadar bu işi 4 kişiye öğrettim. Sen beşincisin, dördüncü Fatih. İlk üç var ya, ilk üçü de cezaevinde" şeklindeki konuşmayı hatırlamadığını savundu.
Gülen ayrıca Fatih Kulaklı ve Osman Yıldırım'a herhangi bir şey öğretmediğini öne sürdü.
Örgüt yöneticisi Osman Yıldırım'a ise Zoom üzerinden yapılan görüntülü görüşmeleri ve eylemleri neden kaydettiği soruldu. Yıldırım, "Bilgisayar kullanımını öğrenmek amacıyla görüşme sağlıyorduk. Unutmamak amacıyla kayıt altına alıyordum." yanıtını verdi.
"TUŞLARIN YERİNİ DAHİ BİLMEM"
Sanıklardan Erol Çakır'a da bilgisayar ve programlarını kullanma seviyesine ilişkin soru yöneltildi.
Çakır, "Bilgisayar kullanmayı bilmiyorum. Daha önce de hiç bilgisayar kullanmadım. Klavyedeki tuşların yerini dahi bilmem." ifadelerini kullandı.
İddianamede Gökay Celal Gülen ve Osman Yıldırım'ın; "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirerek sahte banka veya kredi kartı üretme-satma", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak" ile "bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme" suçlarından 19 yıl 7 aydan 50 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.
Fatih Kulaklı, Barış Serbay Sertler, Erol Çakır, Eyüp Yirmili ve Yunus Çolak hakkında ise "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak" ile "bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme" suçlarından 9 yıl 6 aydan 26 yıla kadar değişen hapis cezaları talep edildi.
İddianamenin Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildiği bildirildi.





