Hayat pahalılığı ve paranın fiziksel olarak değersizleşmesi, günlük yaşamda ilginç manzaralar ortaya çıkarıyor. 200 liralık en büyük banknotun bile gündelik harcamalarda "bozuk para" muamelesi görmesi, vatandaşı nakit taşımaktan soğuttu. Özellikle düğün, nişan gibi organizasyonlarda takılan paraların oluşturduğu fiziksel yığın, güvenlik ve lojistik sorununa dönüştü. Çiftler, düğün gecesi para sayma derdiyle uğraşmamak için teknolojiyi devreye soktu.

ZARFLAR ŞİŞTİ, ATM'LER YETERSİZ KALDI
Mesele sadece düğünler değil. Günlük hayatta 5-10 bin liralık bir ödeme yapmak bile eziyete dönüştü. Vatandaşlar ATM'lerden istedikleri tutarı tek seferde çekememekten şikayetçi.
Bankamatikler nakit talebine yetişemeyince, vatandaş şube şube gezmek zorunda kalıyor. Bu durum, ödemelerin bavul veya çantalarla yapıldığı bir dönemi başlattı. Konut kirası, depozito veya emlakçı komisyonu öderken bile insanlar yanlarında çanta dolusu parayla gezmek zorunda kalıyor.
KUYUMCU ÇÖP POŞETİYLE PARA TAŞIYOR
Nakit krizinin en çarpıcı örneği ise kuyumcularda yaşanıyor. Altın fiyatları yükselince, ödemeler için gereken banknot miktarı da katlandı. Esnafın parayı taşımak için çöp poşetleri kullanmaya başladığı belirtiliyor.
Ekonomistler, nakit kullanımının zorlaşması nedeniyle dijital ödeme sistemlerine geçişin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.Ancak burada da kredi kartı faizleri ve borçlanma riski vatandaşı düşündürüyor.





