Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, ABD’nin uyguladığı petrol ambargosu ve "güvenlik tehdidi" suçlamalarına sosyal medya üzerinden çok sert yanıt verdi. Küba hükümeti, artan baskılar karşısında ayakta kalabilmek için "acil durum paketi"ni devreye soktuğunu duyurdu.

"KÜBA BİR TEHDİT DEĞİL, BARIŞÇIL BİR ÜLKEDİR"

Bakan Rodriguez, ABD’nin Küba’yı "dünyanın en büyük gücü için bir tehdit" olarak nitelendirmesini "saçmalık" olarak tanımladı. Küba'nın başka ülkelere saldırmayan ve topraklarını başkalarına karşı kullandırmayan bir ülke olduğunu vurgulayan Rodriguez, "Zayıf ve asılsız argümanlarla bahaneler üretilemez. Yıllardır acımasız bir ekonomik savaşa maruz kalıyoruz" dedi.

TERÖR VE SUÇLAMALARA SERT REDDİYE

Küba’nın terörizm ve uluslararası organize suçlara karşı sicilinin tertemiz olduğunu belirten Rodriguez, bu durumun ABD güvenlik ve savunma kurumları tarafından da çok iyi bilindiğini kaydetti. Bakan, ABD’nin güvenlik gerekçelerini samimiyetsiz bularak, adanın bir güvenlik riski oluşturmadığının altını çizdi.

TRUMP'TAN PETROL AMBARGOSU HAMLESİ

ABD Başkanı Donald Trump, 30 Ocak'ta imzaladığı kararnameyle Küba’ya petrol satan veya sağlayan ülkelere yönelik ağır gümrük vergileri getirdi. Beyaz Saray, bu kararı "ulusal güvenlik çıkarlarını korumak" adına aldığını savunurken; Trump, 1 Şubat'ta petrol tedariki için görüşmelerin başladığını iddia etti. Ancak Küba yönetimi bu iddiayı jet hızıyla yalanladı.

ADA ÜLKESİNDE "ACİL DURUM" DÖNEMİ

Dışarıdan gelen petrol akışının kesilmesi riskiyle karşı karşıya kalan Küba hükümeti, ülke ekonomisini ayakta tutabilmek için geniş kapsamlı bir acil durum paketini yürürlüğe koydu. Enerji krizine karşı alınan bu önlemlerle, ambargonun yaratacağı felç edici etkinin en aza indirilmesi hedefleniyor.

Kaynak: AA