İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik hazırlanan iddianame, Türkiye’nin yoğun gündemi arasında tartışılmaya devam ediyor. Soruşturma kapsamında tutuklanan 19 kişinin dün tahliye edilmesi, kamuoyunun dikkatini yeniden iddianamenin niteliğine ve yaklaşan duruşmanın seyrine çevirdi.

Ankara’daki siyasi kulislerde de hem iddianamenin kapsamı hem de siyasi hedefleri olduğuna dair değerlendirmeler artıyor.

Özel’in 'Deden neredeydi?' çıkışına belgeyle yanıt: AK Parti şehitlik dokümanını yayınladı
Özel’in 'Deden neredeydi?' çıkışına belgeyle yanıt: AK Parti şehitlik dokümanını yayınladı
İçeriği Görüntüle

İKTİDAR KANADINDAN DİKKAT ÇEKEN KÜRTÇE ATASÖZÜ

Gazeteci Nuray Babacan’ın aktardığına göre, iktidar partisine mensup bir siyasetçi, iddianameyi değerlendirirken Kürtçe bir atasözüne atıf yaptı.

Atasözü şöyle: “Biri kavgada büyük taşa yönelirse, atma niyeti olmadığı anlaşılır.”

Siyasetçi, bu sözle iddianamedeki konu çeşitliliği ve dosyanın dağınıklığına dikkat çekerek, dosyanın amacının hukuki olmaktan çok siyasi bir hesap içerdiğini ima etti.

Son anket alarm verdi: Birinci parti ‘kıl payı’ önde, fark 1,3 puan!
Son anket alarm verdi: Birinci parti ‘kıl payı’ önde, fark 1,3 puan!
İçeriği Görüntüle

“400 SANIKLI İDDİANAME OLMAZ” ELEŞTİRİSİ

Kulislerde konuşulan dikkat çekici yorumlardan biri de hukukçu vekillerden geldi. Uzmanlar, dosyanın hem teknik hem yöntem açısından sorunlu olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “400 sanıklı iddianame olmaz. Çelişkiler ve yanlışlar mahkemede dökülecek. Yargıtay aşamasında böyle dosyaların dönmesine kimse şaşırmaz.”

Yargıtay’daki kadroların İstanbul’daki ekiplere kıyasla daha bağımsız ve hukuk odaklı olduğu görüşü de kulislerde öne çıkıyor.

İmralı süreci gölgesinde çarpıcı anket: Dengeler değişti!
İmralı süreci gölgesinde çarpıcı anket: Dengeler değişti!
İçeriği Görüntüle

“DOSYA KALABALIK, SUÇ TESPİTİ DAĞINIK”

Hukukçular, iddianamenin yapısal biçimini de klasik bir ceza davası ilkesi üzerinden eleştirdi: “Cinayet davalarında çok sayıda yara olsa da esas dava kalbe saplanan darbe üzerinden yürütülür. Bu iddianameye bakıyorsunuz: Konu çok, ceza çok, odak yok. Dosya kalabalıklaştırılmış. Suçlamaları güçlendirmek yerine zayıflatan bir anlatım var.”

Bu değerlendirmeler, davanın kamuoyundaki tartışmalarına yeni bir boyut ekledi.

“AMAÇ HUKUKİ SONUÇ DEĞİL, SİYASİ DIŞLAMA”

Babacan’ın aktardığı kulis bilgilerinde en dikkat çekici yorum şu oldu: “Amaç bu iddianameden bir sonuç çıkarmak değil; Ekrem İmamoğlu ve ekibini siyasetin ve sistemin dışına itmek.”

Yaklaşan duruşma öncesi hem siyasi hem hukuki değerlendirmeler benzer yönde ilerliyor: İddianame, içerdiği dağınık yapı nedeniyle bir hukuk metninden çok siyasi strateji belgesi olarak değerlendiriliyor.

Muhabir: ERHAN ALVEROĞLU