İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'na Cebeci Maden Sahası, bazı isimlerle ilişkileri, mal varlığı iddiaları ve güvenlik kamerasının sökülmesiyle ilgili sorular yöneltildi. İmamoğlu, hakkındaki suçlamaları reddederken bazı iddialara "Yalan" yanıtını verdi.
SAVCI, GÜLİBRAHİMOĞLU İLE TELEFON TRAFİĞİNİ SORDU
Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, duruşma savcısı sorgusuna Cebeci Maden Sahası konusuyla başladı.
Savcı, İmamoğlu'na Murat Gülibrahimoğlu ile birkaç toplantıda karşılaştığını ancak aralarında bir ilişki bulunmadığını söylediğini hatırlattı. Gülibrahimoğlu'nun iddianamede örgüt yöneticisi olmakla suçlandığını belirten savcı, 2020-2025 yılları arasında iki kişinin telefonlarının yüzlerce kez aynı baz istasyonundan veya birbirine 0-50 metre mesafedeki bazlardan sinyal vermesini ve 2024'te Bodrum'da ortak baz kaydı bulunmasını nasıl açıkladığını sordu.
İmamoğlu, "Onu Telekom'a sorun ya da o işten sorumlu bakanlığa sorun. Ben o işten anlamam. Ben görüştüğüm hiç kimseyle olan görüşmemi gizleyecek kadar görünmeyen, bilinmeyen bir adam değilim." diye cevap verdi.
"CEBECİ MADEN SAHASI KONUSUNDA UZMAN OLDUM"
Murat Gülibrahimoğlu'nu ilk kez gördüğü toplantıya ilişkin bilgi veren İmamoğlu, Cebeci'deki maden sahasının faaliyetlerinin yürütülmesi ve kamu zararının giderilmesi amacıyla Saraçhane'de kendisine bir sunum yapılacağının söylendiğini anlattı.
Toplantının tarihini tam olarak hatırlamadığını belirten İmamoğlu, 2020 veya 2021 yılında yapılmış olabileceğini ifade etti. Cebeci konusunda dönemin İstanbul Valisi ile de toplantı gerçekleştirildiğini kaydetti.
İmamoğlu, toplantıda Atiye isimli bir kişinin Cebeci'deki kamulaştırma bedelinin yaklaşık 12 milyar lira olduğunu ve bu bedelin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından ödenmesi gerektiğini söylediğini öne sürdü.
Söz konusu tutarın İBB bütçesinin yarısına denk geldiğini belirten İmamoğlu, İSFALT'ın ortaklık karşılığında bölgede sütre yapması, yolları inşa etmesi ve alanı iyileştirmesi konusunda bir yükümlülüğü bulunduğunu anlattı.
İmamoğlu, dönemin İBB Başkanı Mevlüt Uysal'ın ise toplantıda yaklaşık 750 milyon liralık kamulaştırma bedelinden söz ettiğini iddia ederek, "Burada yaptığım incelemelerle mecburen Cebeci uzmanı oldum." dedi.
Savcının bilgileri Atiye isimli kişiden mi yoksa Gülibrahimoğlu'ndan mı aldığını sorması üzerine İmamoğlu, "Atiye Hoca. Murat Gülibrahimoğlu orada." yanıtını verdi.
İmamoğlu, Cebeci Maden Sahası konusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ile Sultangazi Belediyesinin bazı yetkileri bulunduğunu, İBB'nin ise yetkili olmadığını savundu. Üzerine atılı suçlamaları reddetti.
FATİH KELEŞ VE ADEM SOYTEKİN SORULARINA YANIT VERDİ
Duruşma savcısı, İmamoğlu'na Fatih Keleş, Adem Soytekin ve Tuncay Yılmaz'ın mal varlıklarındaki artışlar ile bu isimlerin Beylikdüzü'ndeki belediye işleri ve inşaat firmalarıyla ilişkilerine yönelik iddiaları sordu.
İmamoğlu, Soytekin'in ticari faaliyetlerinin kendisini ilgilendirmediğini, kendisiyle ticaret yaptığını ancak ortaklık kurmadığını söyledi.
Tuncay Yılmaz'ın kendi şirketinin genel müdürü olduğunu belirten İmamoğlu, Yılmaz'ın kendi şirketi dışındaki firmalarla inşaat sektörü kapsamında görüşmeler yapabileceğini ifade etti.
İmamoğlu, "Adem Soytekin'in ticarette ne kazandığı, ne kaybettiği beni ilgilendirmez. Benimle ticaret yapmıştır ama ortaklık yapmamıştır. Fatih Keleş'in yaptığı ticaret beni ilgilendirmez. Ben kendisini tanıdığında zaten iş adamıydı." diye konuştu.
GÜVENLİK KAMERASININ SÖKÜLMESİYLE İLGİLİ SORU
Savcı, İmamoğlu'na gözaltına alınmasının ardından Rumeli Hisarı'ndaki başkanlık konutunda bulunan güvenlik kamerasının söküldüğü iddiasını ve bu konuda herhangi bir talimat verip vermediğini sordu.
İmamoğlu, cezaevinde bulunduğu için olayları kendisinin takip etmediğini, koruma görevlisi Mustafa Bey ve diğer çalışma arkadaşlarının yaşananları kendisine ayrıntılı şekilde anlattığını belirtti.
İmamoğlu, konuyla ilgili olarak Erol Naim Özgüner hakkında neden soruşturma başlatılmadığını merak ettiğini ifade ederek, "Bence orada başka bir oyun var yani. Burada kimsenin zoru yok, herkes anlattı olan biteni." dedi.
VİLLA VE RUHSAT İDDİALARINI REDDETTİ
Duruşma savcısı, Kameroğlu İnşaat Genel Müdürü ve eski Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Veysel Erçevik ile Adem Kameroğlu'nun, ruhsat karşılığında bir dubleks villanın İmamoğlu'nun şirketine devredildiği yönündeki iddialarını gündeme getirdi.
Savcı, İmamoğlu'nun şirketinden banka aracılığıyla gönderilen 1,5 milyon liranın her ay nakit çekilerek Tuncay Yılmaz'a elden teslim edildiği ve villaya ilişkin 600 bin liralık lüks mobilya ile havuz tefrişatı faturası bulunduğu yönündeki beyanları da sordu.
İmamoğlu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak alışverişe ilişkin belgelerinin bulunduğunu, senet verildiğini ve ödemenin yapıldığını belirtti. Söz konusu işlemin iskan veya ruhsat karşılığında gerçekleştiği iddiasını reddetti.
"YALAN KONUŞTU" DİYEREK İDDİALARA TEPKİ GÖSTERDİ
Savcının, Cemal isimli bir kişinin İmamoğlu'na 500 bin lira verdiği yönündeki iddiayı sorması üzerine İmamoğlu, bu kişinin kendisini tanıdığını ancak iddiasının doğru olmadığını öne sürdü.
İmamoğlu, "Yalan konuştu. Çok yan yana namaz kıldık ettik ama Allah ıslah etsin. Başka bir şey demiyorum yani. Yalan konuştu." ifadelerini kullandı.
Savcı, ayrıca Muhammet Demir'in ruhsat sürecinde Adem Soytekin'in kendisine "Ekrem Başkan gönderdi." diyerek 8 milyon lira istediği yönündeki iddiasını gündeme getirdi.
İmamoğlu ise bu kişinin de yalan söylediğini savundu.





