Jeodezi ve deprem uzmanı Prof. Dr. Hasan Kutoğlu, Marmara Denizi'ndeki fay yapısına ilişkin yayımlanan son bilimsel araştırmayı değerlendirerek, İstanbul ve Marmara Bölgesi için en kötü senaryoya göre hazırlık yapılması gerektiğini söyledi.
"SÜRÜNME HAREKETİ RİSKİN ORTADAN KALKTIĞI ANLAMINA GELMİYOR"
Kutoğlu, Alman Yer Bilimleri Araştırma Merkezi (GFZ) tarafından hazırlanan ve 2025 yılında Science dergisinde yayımlanan araştırmanın en önemli bulgularından birinin, Ana Marmara Fayı'nın batı kesimindeki bazı segmentlerde "sürünme" hareketinin tespit edilmesi olduğunu belirtti.
Sürünme özelliği gösteren fayların enerjiyi daha yavaş biriktirdiğini ifade eden Kutoğlu, bunun deprem riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini vurguladı.
"FAY DERİNDE KİLİTLENMİŞ OLABİLİR"
Araştırmada yıllık sürünme hızının yaklaşık 10 milimetre olarak hesaplandığını aktaran Kutoğlu, Kuzey Anadolu Fayı'nın yıllık hareket hızının ise 2 ila 3 santimetre arasında değiştiğini söyledi.
Bu nedenle fayın derin kesimlerinde kilitlenmiş olabileceğine dikkat çeken Kutoğlu, "Bu verilere bakarak deprem senaryolarını küçültmenin hiçbir anlamı yok." dedi.
DEPREMLER BATIDAN DOĞUYA İLERLİYOR
Araştırmada öne çıkan bir diğer bulgunun Marmara Denizi'ndeki depremlerin batıdan doğuya doğru göç ettiği yönündeki tespit olduğunu belirten Kutoğlu, 2011 ve 2012 yıllarında meydana gelen depremler ile 2025 yılında Kumburgaz Çukuru'nda yaşanan 6,2 büyüklüğündeki depremin bu görüşü desteklediğini ifade etti.
"7'DEN BÜYÜK DEPREM POTANSİYELİ VAR"
Bu sistematiğin devam etmesi halinde sıradaki kırılmanın Adalar açıklarındaki kilitli fay segmentinde yaşanabileceğini belirten Kutoğlu, söz konusu segmentin kırılması halinde 7 büyüklüğünün üzerinde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.
Bu nedenle hazırlıkların en kötü senaryoya göre yapılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
"KESİNLİKLE REHAVETE KAPILMAMALI"
Toplumda depremin daha küçük olacağı yönündeki değerlendirmelerin yanlış bir güven duygusu oluşturabileceğine dikkat çeken Kutoğlu, afet yönetiminde temel ilkenin her zaman en kötü senaryoya göre hazırlık yapmak olduğunu ifade etti.
Resmi kurumların da hazırlıklarını yaklaşık 7,5 büyüklüğündeki bir deprem senaryosuna göre yürüttüğünü belirten Kutoğlu, bu çalışmaların kesintisiz devam etmesi gerektiğini söyledi.
KAHRAMANMARAŞ DEPREMLERİNİ HATIRLATTI
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremleri örnek gösteren Kutoğlu, bilimsel öngörülerin dışında gelişebilecek senaryoların her zaman mümkün olduğunu belirtti.
Birden fazla fay segmentinin aynı anda kırılarak birbirini tetiklemesinin daha önce öngörülemediğini hatırlatan Kutoğlu, bu nedenle kesin ifadelerden kaçınılması gerektiğini dile getirdi.
İSTANBUL'UN GÜNEY KIYILARI DAHA FAZLA ETKİLENEBİLİR
Olası Marmara Depremi'nin geniş bir bölgede hissedileceğini ifade eden Kutoğlu, özellikle İstanbul'un güney kıyılarında sarsıntının daha şiddetli hissedilmesinin beklendiğini sözlerine ekledi.





