Marmara Denizi, 26 Ağustos günü saat 14.24'te meydana gelen depremle sallandı. AFAD, merkez üssü Armutlu (Yalova) açıkları olan depremin büyüklüğünü 3,2, derinliğini ise 13,53 kilometre olarak açıkladı. Sarsıntının ardından özellikle Adalar Fayı ve Yalova-Çınarcık hattındaki hareketlilik tartışılırken, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy depremin hangi fay sistemi üzerinde gerçekleştiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"DEPREM ANA FAY ÜZERİNDE DEĞİL"

Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er'e konuşan Üşümezsoy, 3,2 büyüklüğündeki depremin ana fay üzerinde meydana gelmediğini söyledi. Marmara'daki fay sistemini omurga ve ona bağlanan kaburga kemikleri üzerinden anlatan Üşümezsoy, ana fay ile bu hatta verev şekilde uzanan ikincil fay kollarının birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

Üşümezsoy'a göre son sarsıntılar, Adalar Fayı'nın hareketlendiği anlamına gelmiyor. Adalar Fayı'nı "ölü bir fay" olarak nitelendiren Üşümezsoy, depremlerin bu hattı kesen daha genç faylarda gerçekleştiğini ifade etti.

ADALAR FAYI İÇİN DİKKAT ÇEKEN TESPİT

Üşümezsoy, Büyükada'nın güneyindeki depremler nedeniyle oluşan endişenin doğru bir fay değerlendirmesine dayanmadığını savundu. Adalar Fayı'nı kesen ve Tuzla ile Büyükada çevresine uzanan genç fayların bulunduğunu anlatan Üşümezsoy, son depremlerin bu ikincil kollarda meydana geldiğini söyledi.

Bu nedenle bölgedeki her küçük depremin doğrudan Adalar Fayı ile ilişkilendirilmesinin yanlış olduğunu ifade etti.

"ANA FAYDA BİR STRES YOK"

Yalova-Çınarcık kıyısı boyunca uzanan ana fayın geçmişteki depremlerle kırıldığını anlatan Üşümezsoy, 1894, 1963 ve 1999 depremlerine işaret etti. Son sarsıntıları ana fayın kendisinden ayrı değerlendiren Üşümezsoy, şu ifadeleri kullandı: "Bu ana fayda bir stres yok. Ona verev gelen kollarda, ana faydaki stresten dolayı çalışan ikincil kollardaki depremlerdir. Korkulacak bir şey yok."

Üşümezsoy böylece Yalova açıklarında meydana gelen 3,2'lik depremin ikincil fay kollarından kaynaklandığını, ana fay üzerinde yeni bir hareketlilik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Muhabir: HİLAL SİNA DENİZ