Tarkan’ın 7 yıl sonra İstanbul’da verdiği konser serisinin üçüncü gecesi, sürpriz bir konukla hafızalara kazındı. Ünlü komedyen Cem Yılmaz’ın sahneye çıkmasıyla coşku zirveye taşınırken, konserden paylaşılan görüntüler kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan da bugünkü köşe yazısında bu paylaşımlara değindi.

Tuluhan Tekelioğlu’nun, Tarkan ve Cem Yılmaz’ın videosuna düştüğü “Özlediğimiz Türkiye’nin hâlâ nefes aldığını gördük. Kaybettiğimiz neşe hâlâ bu topraklarda” nota dikkat çeken Ahmet Hakan, “İyi ama Tarkan’ın sahneye çıkıp şarkı söylemesinin önünde bir engel yok ki. Cem Yılmaz da gösterilerini sürdürüyor” değerlendirmesinin ardından “Buna rağmen nereden çıkıyor bu ‘özlediğimiz Türkiye’ geyiği?” diye sorduğu yazısında şu tespitlerde bulundu:
“Bunun çıktığı yer iki tane:
BİR: Eski gazeteci, eski Türkiye’de çok popüler olabiliyordu. Tarkan, Cem Yılmaz gibi figürler, ona popüler olabildiği o günleri anımsatıyor. Tarkan’a, Cem Yılmaz’a bakarken içlenmesinin altında yatan temel dürtü bu.
İKİ: Eski gazeteci, ayrıca sosyolojik değişimlerin farkında değil. Müzik değişiyor, eğlence anlayışı değişiyor, eski alışkanlıkların yerini yenileri alıyor. O hâlâ ‘ah eski günler’ havasında.”
Ahmet Hakan’ın bugünkü köşesinden ‘Tarkan ve Cem Yılmaz İçlenmesinin Nedenleri’ başlıklı bölüm şöyle:
Tarkan sahnede. Cem Yılmaz’ı almış yanına. Birlikte şarkı söyleyip dans ediyorlar.
Eskilerden bir gazeteci, bu olayın videosunu paylaşıp şöyle demiş:
“Özlediğimiz Türkiye’nin hâlâ nefes aldığını gördük. Kaybettiğimiz neşe hâlâ bu topraklarda.”
İyi ama Tarkan’ın sahneye çıkıp şarkı söylemesinin önünde bir engel yok ki.
Cem Yılmaz da gösterilerini sürdürüyor.
Buna rağmen nereden çıkıyor bu “özlediğimiz Türkiye” geyiği?
Bunun çıktığı yer iki tane:
- BİR: Eski gazeteci, eski Türkiye’de çok popüler olabiliyordu. Tarkan, Cem Yılmaz gibi figürler, ona popüler olabildiği o günleri anımsatıyor. Tarkan’a, Cem Yılmaz’a bakarken içlenmesinin altında yatan temel dürtü bu.
- İKİ: Eski gazeteci, ayrıca sosyolojik değişimlerin farkında değil. Müzik değişiyor, eğlence anlayışı değişiyor, eski alışkanlıkların yerini yenileri alıyor. O hâlâ “ah eski günler” havasında.





