Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın ardından tartışılan “Sünni blok”, “İslam NATO’su” ve “Türkiye savaşa girer mi?” sorularına Ahmet Hakan’dan yanıt geldi. Hakan, anlaşmanın dini veya mezhepsel bir ittifak olarak değerlendirilmesine karşı çıktı.
“NE İRAN’A NE İSRAİL’E KARŞI”
Anlaşmanın Mekke’de imzalanmasının ortak değerlere yönelik sembolik bir anlam taşıdığını ifade eden Hakan, dini, mezhepsel veya ideolojik bir hedef bulunmadığını savundu. Mekke Anlaşması’nın İran ya da İsrail’e karşı yapılmadığını belirten Hakan, temel hedefin barış, istikrar ve refahın korunması olduğunu yazdı.
“TÜRKİYE SAVAŞA GİRMEYECEK”
Hakan, İran ile Suudi Arabistan veya Afganistan ile Pakistan arasında yaşanabilecek olası bir çatışmanın Türkiye’yi doğrudan savaşa sürükleyip sürüklemeyeceğine de değindi. Türkiye’nin böyle bir durumda otomatik olarak savaşa girmeyeceğini belirten Hakan, üçlü ittifakın asıl amacının caydırıcılık kapasitesini yükseltmek olduğunu savundu. Askeri harekat kararlarının yine anayasal düzen ve Türkiye’nin ulusal karar mekanizmaları çerçevesinde alınacağını vurguladı.
“EVET, BİRAZ GİRMİŞ OLUYOR”
Yazının en dikkat çeken bölümü ise Pakistan’ın nükleer kapasitesine ilişkin değerlendirme oldu. “Bu anlaşmayla Türkiye, nükleer güç şemsiyesi altına girmiş mi oluyor?” sorusuna Hakan şu yanıtı verdi: “Lafı hiç uzatmaya gerek yok. Evet. Biraz girmiş oluyor.”
ÜÇ ÜLKENİN GÜCÜNE DİKKAT ÇEKTİ
Mekke Anlaşması’nı bir savaş veya yayılmacılık ittifakı olarak görmediğini belirten Hakan, anlaşmanın güvenlik ve istikrar odaklı olduğunu savundu. Türkiye açısından savunma sanayisinin güçlenmesini önemli bir kazanım olarak gösteren Hakan; Suudi Arabistan’ın finansal gücü, Pakistan’ın nükleer kapasitesi ve Türkiye’nin savunma sanayisinin aynı yapı içerisinde buluşmasına dikkat çekti.





