İzmir’de kayda alınan görüntülerin yayılmasıyla başlayan tartışma, bu kez tarikat cephesinden gelen sözlerle bambaşka bir hatta taşındı. Konu sadece “tövbe ritüeli” olmaktan çıktı; laiklik tartışması, tarikat söylemi ve “devlet-din” ilişkisi yeniden gündeme geldi.
“BU BİR TÖVBE GELENEĞİ”
Saygı Öztürk’e konuşan Menzil mensubu Saki Erol, görüntülerde yer alan uygulamanın tasavvuf içinde yer alan bir tövbe biçimi olduğunu savunarak, bunun “günah affetme” iddiası olmadığını dile getirdi. Erol, tövbenin Kur’an’da yer aldığını vurgularken, uygulamanın mantığını “pişmanlık ve bir daha yapmama” çizgisi üzerinden anlattı.
Erol’un altını çizdiği nokta netti: Kimsenin kimsenin günahını affedemeyeceği, affın yalnızca Allah’a ait olduğu.

PAPAZ ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN TARTIŞMAYA YANIT
Erol, kendilerine yöneltilen “günah çıkarma” benzetmesine de papaz örneği üzerinden yanıt verdi. Hristiyanlıktaki günah çıkarma ritüelini hatırlatarak, Menzil için ortaya atılan “günahlar affediliyor” iddiasına “haşa” diyerek karşı çıktı.
Bu noktada Erol’un vurgusu şu başlıkta toplandı: Yapılanın “affetmek” değil, tövbe ettirmek olduğu.
“KİMSE KİMSENİN HAKKINDAN VAZGEÇEMEZ”
Erol’un açıklamalarında dikkat çeken satırlardan biri ise “insan hakkı” vurgusu oldu. Erol, hak ihlali olan konularda tövbenin tek başına yeterli olmayacağını, hakkın sahibine iade edilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca “ağa, şıh, hoca kim olursa olsun” ifadesiyle, dini otorite kurma anlayışına mesafe koyan bir çizgi de kurdu.

“TÜRKİYE’DE LAİKLİĞİN ‘L’Sİ YOK”
Tartışmanın sertleşmesine neden olan bölüm ise laiklik hakkındaki sözler oldu. Erol, Türkiye’nin laik olmadığını savunarak, “laikliğin ‘L’si bile yok” ifadesini kullandı. Fransa örneğini vererek, laikliğin din ve devletin tamamen ayrıldığı bir model olduğunu anlattı; Türkiye’de Diyanet’in varlığını, imam hatipleri ve devletin din üzerindeki etkisini bu iddianın gerekçesi olarak gösterdi.





