İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD arabuluculuğuyla sağlanan ateşkes sürecine rağmen Lübnan’daki operasyonların şiddetini artırma kararı aldı. İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun Hizbullah hedeflerine yönelik geniş kapsamlı bir saldırı dalgası başlatacağını duyurdu.
ATEŞKES SÜRECİNDE SALDIRI TALİMATI
İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan resmi açıklamada, Netanyahu’nun orduya "Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine" karşı en şiddetli şekilde karşılık verilmesi emrini ilettiği belirtildi. Bu kararın, İsrail’in kuzeyinde sirenlerin çalmasına neden olan roket ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının hemen ardından gelmesi dikkat çekti. İsrail basını, Netanyahu’nun bu çıkışını saha ihlallerine karşı "caydırıcılık hamlesi" olarak nitelendirdi.
SİRENLER ÇALDI ORDU HAREKETE GEÇTİ
İsrail’in kuzeyindeki yerleşim birimlerinde Hizbullah kaynaklı olduğu değerlendirilen hava tehditleri nedeniyle uyarı sistemleri devreye girdi. Sirenlerin çalmasının ardından Netanyahu’nun saldırı emri vermesi, sınır hattındaki çatışmaların ateşkes ilanına rağmen yeniden alevleneceği sinyalini verdi. İsrail ordusunun (IDF), Lübnan’ın güneyindeki Hizbullah noktalarına yönelik yeni bir bombardıman hazırlığında olduğu bildirildi.
İNSANİ BİLANÇO VE YERİNDEN EDİLENLER
İsrail’in 2 Mart’ta başlattığı yoğun hava operasyonları ve güneydeki bazı beldeleri işgal etmesiyle başlayan süreç, Lübnan’da büyük bir yıkıma yol açtı. Lübnan hükümetinin verilerine göre, saldırılar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalanların sayısı 1 milyon 162 bini aşmış durumda. Sivil yerleşim yerlerindeki tahribatın, yeni saldırı dalgasıyla daha da derinleşmesinden endişe ediliyor.
TRUMP’IN UZATTIĞI ATEŞKES TEHLİKEDE
ABD Başkanı Donald Trump, 17 Nisan’da yürürlüğe giren ve başlangıçta 10 günlük bir süreyi kapsayan geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. Ancak Netanyahu’nun son talimatı, bölgede kalıcı barış umutlarını zayıflatırken, diplomatik çabaların gölgesinde askeri gerilimi yeniden ön plana çıkardı. Uzatılan ateşkes süresi dolmadan operasyonların şiddetlenmesi, Orta Doğu’daki dengeleri bir kez daha sarsmaya aday görünüyor.





