Marmara Bölgesi'ndeki deprem tehlikesine ilişkin değerlendirmeleriyle sık sık gündeme gelen Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul için dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulunan Bektaş, İstanbul ve İzmit'te aynı büyüklükte meydana gelecek bir depremin farklı şekilde hissedilebileceğini belirtti.
'İSTANBUL, İZMİT GİBİ SALLANMAK ZORUNDA DEĞİL'
Bektaş, bu farklılığı şu sözlerle anlattı:
"Aynı büyüklükteki bir deprem; İzmit'te kısa ve sert, İstanbul'da daha yavaş ve uzun süren bir sarsıntı yapabilir."
MARMARA FAYINA DİKKAT ÇEKTİ!
Bektaş'a göre bu durumun nedenlerinden biri Ana Marmara Fayı'nın daha yavaş kırılma özelliği gösterebilmesi. Marmara'daki yüksek ısı akımı ile akışkanların etkilediği zayıf fay zonlarına da işaret eden Bektaş, bölgenin jeolojik özelliklerinin deprem dalgalarının davranışı üzerinde etkili olabileceğini ifade etti.
Bektaş'ın üzerinde durduğu bir diğer unsur ise Marmara'nın kalın ve genç deniz ile sahil sedimanları oldu. Bu yapıların uzun periyotlu deprem dalgalarını öne çıkarabileceğini belirten Bektaş, bunun özellikle yapıların sarsıntıya verdiği tepki bakımından önem taşıdığını kaydetti.
YÜKSEK BİNALAR İÇİN DİKKAT ÇEKEN UYARI
Bektaş'ın değerlendirmesine göre uzun periyotlu yer hareketlerinde yüksek ve esnek yapılar daha büyük salınımlara maruz kalabilir.
Alçak ve daha rijit yapıların ise söz konusu uzun periyotlu harekete karşı daha az duyarlı olabileceğini ifade eden Bektaş, yapı ve zemin özelliklerinin deprem sırasında ortaya çıkacak etkiler açısından belirleyici olduğunu vurguladı.
'HER BÖLGE DEPREM DALGALARINA FARKLI CEVAP VERİR'
Depremin yalnızca büyüklüğüne bakılarak bir bölgede nasıl hissedileceğinin değerlendirilemeyeceğine dikkat çeken Bektaş, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
"Her bina zemini depreme nasıl farklı davranıyorsa, her bölge jeolojik özelliklerine göre deprem dalgalarının farklı frekanslarına cevap verir."





