Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından Yeni Parti’de kullanılan oylar tartışma yarattı. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile 34 milletvekili “evet”, 54 milletvekili ise “hayır” oyu kullandı.
Nefes Gazetesi yazarı Deniz Zeyrek’e konuşan Özel, partisinin aldığı tutumu ve milletvekillerinin neden serbest bırakıldığını anlattı.
“HİBRİT BİR MODEL GELİŞTİRDİK”
Partisinin “yeni nesil bir iş” yaptığını söyleyen Özel, kararın zaman içerisinde daha iyi anlaşılacağını savundu. “Ne yaptığımız zaman içinde anlaşılmaya başlandı. Olumlu yorum ve tepkiler de gelmeye başladı. Evet oyunu dayatsak milletvekillerimiz zora girecekti. Biz hibrit bir model geliştirdik. Demokrasi konuşurken en zoru katı bir karar alıp milletvekillerine dayatmaktı.”
“EN ÇOK RAHATSIZ OLAN AK PARTİ OLDU”
Özel, “evet” kararlarının iktidarı rahatsız ettiğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan ‘ak’ dese ‘kara’ diyen siyaset her zaman kazandırmıyor. Emin olun bizim evetlerden en çok rahatsız olan AK Parti oldu. Bizden bunu beklemiyorlardı.”
Özel, Yeni Parti’nin “hayır” oyu vermesi durumunda bunun da iktidar tarafından kullanılacağını savundu.
54 MİLLETVEKİLİNİN “HAYIR” OYUNU VERMESİNİ AÇIKLADI
Özgür Özel, partisinde “hayır” oyunun daha fazla çıkmasının nedenlerinden birinin yaşadıkları siyasi süreç olduğunu söyledi. Yasa sürecinin yeterince şeffaf yürütülmediğini savunan Özel, metnin kendilerine de geç ulaştırıldığını belirtti. “Hep birlikte hayır demek de bizi başka bir yere savuracaktı. Barışa şans tanımayan bir yere getirecekti. Faydacı bir yerden bakmadık ama terörün bittiği bir noktada da buna karşı çıkmakla suçlanacaktık.”
“ADAM YİNE KAZANDI DİYE BAKMIYORUM”
Yasanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a siyasi kazanç sağladığı yönündeki eleştirilere de yanıt veren Özel, kararından dolayı vicdanının rahat olduğunu söyledi: “Yıllardır savunduğumuz bir görüşün, sırf Erdoğan karşıtlığı nedeniyle tersini yapmamız doğru değil. Doğru kararı aldığımızı düşünüyorum. Ben ‘adam yine kazandı’ diye bakmıyorum. Sonunda kazanılmış bir şey olacaksa en azından tek başına kazanmadı. Bir kazanan varsa ülke kazanıyordur.”





