
Özel açıklamalarında şunları söyledi:
"Bugün yazdırtıyor. "Ciddi olabilir. Özgür Özel'in dokunulmazlığı kalkabilir. Yok bilmem ne olabilir" Kardeşim daha ne şantaj yapacaksınız? Daha ne tehdit edeceksiniz? Biz bunlara kanacak, sinecek, duracak olsak Atatürk'ün koltuğuna mı talip olurdum. Kendim için siyaset yapıyor olsam doğru yer burası olabilir mi ya? Burası millet işi siyasetin kalesidir kalesi. Burası idam fermanı boynunda yola çıkanlar yeri burası, işgal kuvvetlerine halı serenlerin değil. Bunu anlayın önce.
"GÖRÜYOR Kİ BİZ KORKUTUYORUZ SENİ"
Dokunulmazlığı kaldırırmış da bir. Kimse dokunulmaz değil. O da oradan arktan küçük. Okudum. Aldım mesajı. Ne bugüne kadar yapılan ahlaksız tekliflere teslim oldu bu parti. Ne bundan sonrası için ortaya koyacağınız tehdide şantaja. Ona teslim olunca zaten parti otomatikman ortadan kalkmış oluyor. Ne bahsediyorsunuz siz? Dokunulmazlıkla korkutacağım seni, butlanla korkutacağım seni. Görünüyor ki biz korkutuyoruz seni.
"TESLİM OLURSAM NE OLSUN"
Aha da teslim olursam ne olsun, Aha da teslim edersek ne olsun. Bu kadar açığız, bu kadar netiz, bu kadar kararlıyız. Ama bak daha neler olacak. 377 gün oldu. 1377 gün olsun direnmeye devam edeceğiz milletle birlikte. 101 eylem yapmışız. Ölene kadar gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz. İlk günden başlamış. Akıl üstüne akıl veriyorlar. Ankara'ya dön. Partinin başında otur. Ankara'ya dönerek, mücadele bırakarak, arkadaşa sırt çevrilerek parti başında oturuluyorsa o parti olsa olsa sizinkilerin şeker partisi olur, pudra partisi olur. Cumhuriyet Halk Partisi olmaz o" ifadelerini kullandı.

"GELEN GELSİN, ALABİLEN ALSIN"
Özel açıklamalarının bir bölümünde ise şu ifadelere yer verdi: "15 Temmuz'da olduğu gibi. 12 Eylül'de bizim çocuklar yaptığı gibi onların çocuklar şimdi de bundan sonraki Cumhuriyet hükümetine darbe girişimindedirler. Ben bu somut tanı ve bu iddiayla burada duruyorum. Gelen gelsin. Alabilen alsın. Dokunulmazlığımı kaldıran kaldırsın. Yazmış bugün. Aslında muhaliflere ilişmemek centilmenlik gereğiymiş. Yazdırmışlar. Özgür Özel hakaretlerini sürdürüyormuş. Bir elim gitti yapma bunu dedim. Yapma bunu Özgür. Recep Tayyip Erdoğan'ın Sayın Bahçeli'ye yaptığı hakaretleri sıralayacaktım ve aldığı cevapları bir de bana küfür dedikleri lafları. Ben kimseye o lafları etmedim. Hiç kimseye o lafları etmedim.
Edilen lafa cevap vermedim. Benim dediğim şu. Son açtığı dava yine küfür dediği. Seçilmiş bir başbakan ve cumhurbaşkanı olarak tarihe böyle geçebilirdin. Aday olup kaybetsen de kazansan da şerefli bir sonuçtu. Ama sen tarihe cuntanın başı olarak geçmeyi tercih ettin. Buymuş küfür. Yaptığın ne? Çıktığın her şeyi borçlu olduğunu sandığa bir bak. Bugün o sandığın sonucuna senin itirazın. Bilmiyorlar mıydı? Sen İBB başkanı iken yargılanırken çok mu zordu o dönemin hakimlerine, o dönemin iktidarlarının bir tutuklama kararı çıkartması. Bitmiştin o zaman ya.Yoktun. Hiç AK Parti iktidarı olamamıştı o zaman. Öyle mi? Değil. Onu da yapsalardı bu millet bir yolunu bulur istediğini başa getirirdi. O yüzden benim bugünlerde bu millete inancım. Anlıyor musun? Ama sen keşke beni o günlerde tutuklasalarmış. O zamanlar beni tutuklasalar kurtulurlardı benden diyorsun. Çünkü 3 aylık 3 aylık haksız hapsin yarattığı mağduriyeti görüyorsun. Ama burada aynı işi milletin kararına rağmen böyle yapıyorsun"
MUSTAFA BOZBEY TEPKİSİ: "MAFYA MISINIZ SİZ?"
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in gözaltına alınmasıyla ilgili de konuşan özel şu ifadelere yer verdi:
"Mafya mısınız? 31 Mart'ın tam yıl dönümünde Bursa'ya operasyon. Çünkü belediye meclis çoğunluğunun AK Parti'de olduğu tek büyük şehir orası.Bursa'yı geri alacak. 31 Mart günü yapıyor bunu ya. Mafya mısınız siz? Bu millete böyle bir diklenme nedir? Bu millet askere istersin evladını yollar. Tabutta gelir Vatan sağ olsun der. Ne istiyorsan yapar. Devletini sever ama devleti milletin karşısına diktin mi o karşısına diktiğin devleti perişan eder. FETÖ'cüler denedi. O gece beraberdik. Sıraya giriyordunuz önümde. Tutumunuzdan dolayı teşekkür ederiz Özgür Bey. Ne yapacaktım ya? Kurduğum parlamentoyu FETÖ'cülere mi bırakacaktım? Sana saldırıyorlar diye seçilmişi mi yalnız bırakacaktım? Ben saldırılan Tayyip Erdoğan da olsa millet seçtiyse sahip çıkarım kardeşim. Şimdi yaptığımda ondan ibarettir.
Saldıran Tayyip Erdoğan da olsa milletin seçtiğine sahip çıkıyoruz biz. Ne konuşuyorsunuz siz? Ne konuşuyorsunuz? Ne anlatıyorsunuz siz bize? Bu millete ne anlatabilirsin sen. Kazanamadığın Bursa'yı sabahın köründe gidip sandıkta alamadığın şeyi hakim tokmağıyla savcı cübbesiyle alacağım diye yola çıkana yol verir mi bu millet? Meselenin özü burada. Bunu anlayın önce. Önce bunu anlayın. O yüzden diyorum ölmeyi göze aldık diye. O yüzden diyorum. Bu mesele bir belediyeden fazlası bu mesele. İçeride dimdik yatıyor benim arkadaşlarım
Eğilmeden bükülmeden. Eğileni büküleni toplayıp bana layıksın deyip götürüyorsun zaten. Sana layık onlar. Bugün 7 yıl önce görevi yapmış o dönemde suçlanmış, gelmiş, araştırılmış, soruşturma izni yok denmiş. Soruşturma izni verilmiş. Aklanmış. Üstüne 5 yıl boş durmuş. Kazanmış 2 yıl büyükşehir yapmış. Bir tane bu dönemle ilgili isnat, iftira bile yok burada. 7 yıl önce yapılan bir yaşanan bir süreç, bir vakıf, bir bilmem neyle ilgili icat çıkarıp bugün gelip belediyeyi elimizden almaya çalışan mesele. Suçu ne biliyor musunuz? Suçu şu.
Aylardır, yıllardır yazdırıyorlar, çizdiriyorlar AK Parti'ye katılacak. Katılmam diyor. Ya AK Parti'ye katıl ya hapse atıla. Vallahi hapse göze alırım ama Bursa'dan aldığım emaneti vermem diyor. Arkadaşlar Mustafa Bozbey Bursa gibi yerde iki kişiden birinin oyunu almış. AK Parti'nin görevdeki belediye başkanına Yeşil Bursa Yeşil Bursa diyorlar. O Yeşil Bursa'nın yeşilliği, dağlarının yeşilliği, Uludağ'ın yeşilliği. Bir de kendilerine mal ediyorlar mübarek yeşili. Yönettiniz. Gördüler nasıl yönettiğinizi. Neler yaptığınızı gördüler. Neler fışkırıyor gördüler. Belediyenin parasıyla bütün ittifak ortaklarınıza 0.4 puanlık oyu olan adamın kongresinden bilmem neyine karşıladığınızı gördüler. Bursa nasıl yolsuzluklar olduğunu gördü, duydu, bildi"
ÖZEL, BAHÇELİ'YE SESLENDİ: "SATIR ARASINDAN SÖYLEMİYORUM, AÇIK SÖYLÜYORUM"
Öte yandan Özel konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye de seslendi. Özel bu bölümde ise şunları söyledi:
"Bayrampaşa'da Sayın Bahçeli satır arasından söylemiyorum. Açık söylüyorum Sayın Bahçeli. Bayrampaşa'da belediye başkanı bana verdi. Ben size verdim isimleri. Bayrampaşa belediye başkanına 1 milyon lira verdim de serbest kal dediler.
Yalandan korkarım diye oğlumla beni Silivri'ye getirdiler diyordu. Oğlu MHP ilçe yöneticisiydi. İçeride yattılar. Size ben duyurdum. Bir ilgilenin ya dedim. Gittiniz bir tek kendinle ilgilenip onu bıraktırdınız. Bizimkini içeride bıraktınız.
Sayın Bahçeli adam diyor ki iftira atsam girmeyecektim. Devlet Bey sesimi duysun. Sen gittin onu bir tek kurtardın oradan. Bizimki duruyor. Çünkü iftira atanlar oldu. Atmam diyeni MHP'li de olsa içeri attılar. Bir şekilde onu sen çıkardın. İftira yiyen orada Bayrampaşa Belediyesi'nde alt belediye AK Parti'ye geçti bir farkla. Hileli oylamalarla.
Gaziosmanpaşa sırf çoğunluk sizde diye geldiniz. Belediye Başkanı koydunuz. Aylardır iddianame yok. Kasadan TRT paraları gösteriyordu. Mühür çıktı. Paralar stok görüntü çıktı. Yalan görüntüymüş. Kardeşim nasıl oluyor da, nasıl oluyor da oruç tutarken namaz kılarak secdeye varınca başını koyunca Gaziosmanpaşa'ya bunu yapıp da halen daha bu duaların kabulünü istiyorsun ya bu ibadetin nasıl oluyor bu? Bunu soruyoruz sana. O çocuğun günahı sadece sevilen Gaziosmanpaşalı bir figür senin adayı yendi. Belediye meclis sende. Daha iddianame yok. İddianame. Yalan çıktı bütün söyledikleriniz. Şimdi milletin içine gireceksiniz. Konuşacaksınız, konuşacaksınız. Bugün Türkiye'de 30 belediye milletin seçmedikleri tarafından yönetiliyor. 28 bu 30 12 belediye kayyumla yönetiliyor. 18 belediyeyi de AK Parti yargı kolları tarafından esir alınmış durumda"





