Başkent Varşova’daki Anayasa Mahkemesi binasına 30 Ekim gecesi çevik kuvvet polisleri girdi. Kalkanlı ve kasklı ekiplerin bina çevresinde konuşlandığı görüntüler sosyal medyada paylaşılırken, müdahalenin gerekçesi ve mahkemedeki yönetim değişikliğinin hukuki dayanağı tartışma konusu oldu.
MUHALEFET “ZORLA GİRDİLER” DEDİ, POLİS REDDETTİ
Eski Başbakan ve muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi’nden Beata Szydło, polislerin mahkemeye zorla girdiğini, güvenlik görevlilerini uzaklaştırdığını ve belgelere el koyduğunu ileri sürdü. Szydło, Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı’nın da binaya alınmadığını belirterek yaşananları demokratik ilkelerin ihlali olarak değerlendirdi.
Polis ise mahkeme görevlilerinin zorla çıkarıldığı iddiasını reddetti. Müdahalenin güvenlik gerekçeleriyle gerçekleştirildiğini savundu.
SENEGAL YOLCULUĞUNU YARIDA KESTİ
Kriz sırasında Senegal’e gitmek üzere havalanan Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin, uçağını geri çevirerek Varşova’ya dönme kararı aldığı bildirildi. Hukuk ve Adalet Partisi lideri Jarosław Kaczyński de müdahaleyi “darbe girişimi” olarak niteledi. Kaczyński, Başbakan Donald Tusk hükümetini hukuk devletini ortadan kaldırmaya çalışmakla suçladı.
MAHKEMENİN SİTESİNDE ASKIDA GÖREV AÇIKLAMASI
Polis müdahalesiyle aynı saatlerde mahkemenin internet sitesinde, Başkan Bogdan Święczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański’nin görevlerinin askıya alındığına ilişkin açıklama yayımlandı.
İşlemin hukuki geçerliliği ve mahkeme yönetiminin kimin elinde olduğu konusundaki tartışma sürüyor.
KRİZİN MERKEZİNDE YARGI ATAMALARI VAR
Gerilimin arka planında, 2015-2023 yıllarında iktidarda bulunan Hukuk ve Adalet Partisi’nin yargı kurumlarına yaptığı atamalar yer alıyor. 2023’te göreve gelen Tusk hükümeti bu atamaları değiştirmek isterken, Cumhurbaşkanı Nawrocki parlamentonun seçtiği altı yargıçtan üçünün yeminini kabul etmedi. Son polis müdahalesi, taraflar arasındaki yargı anlaşmazlığını daha da derinleştirdi.




