İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, Sarıgül ailesiyle bağlantılı olduğu ileri sürülen para ve iletişim trafiğine ilişkin gizli tanık anlatımları yer aldı. Alman iş insanları Kai Precat ve Marc Baeriswyl’in kara para aklama ve dolandırıcılık suç duyurularının ardından başlatılan süreçte, bazı kişilerin üstlendiği roller de tanığın beyanlarına konu oldu.
RAPOR İÇİN 200 BİN DOLAR İSTENDİĞİ SUÇLAMASI
Gizli tanık, daha önce Mustafa Sarıgül’e ait olduğu öne sürülerek dolaşıma sokulan görüntüler hakkında bir rapor hazırlanması için girişimde bulunulduğunu iddia etti.
Tanığın anlatımında, görüntülerin montaj olduğu yönünde rapor düzenlenmesi amacıyla Ulusal Kriminal Bürodan Uğur K. isimli kişiyle temasa geçildiği ve bu işlem karşılığında 200 bin dolar talep edildiği ileri sürüldü. Bu beyan, ödeme yapıldığını veya raporun belirtilen koşullarda hazırlandığını tek başına ortaya koymuyor.
LEVENT’TEKİ VİLLA İFADEDE YER ALDI
Tanığın diğer suçlamaları, Emir Sarıgül’ün Levent’te kullandığı belirtilen tripleks villa üzerinde yoğunlaştı. Villanın gizli görüşmeler ve ofis faaliyetleri için kullanıldığını savunan tanık, bir bölümünün piyasada “Otto Melih” olarak tanınan kişiye ayrıldığını öne sürdü.
İfadede, bu kişi üzerinden borsa işlemleri yaptırıldığı, yatırımcıların zarara uğratıldığı ve kayıt dışı paranın borsa aracılığıyla aklandığı iddiaları da yer aldı.
TAHSİLAT VE ŞİRKET İŞLEMLERİNE İLİŞKİN BEYANLAR
Soruşturma kapsamında tutuklanan Volkan Arslanbaş, tanığın anlatımında para tahsilatı ve şirket kurma işlemleriyle ilişkilendirildi. Arslanbaş’ın, Şişli Meslek Yüksekokulu döneminden beri aileyle çalıştığı belirtildi.
Gizli tanık ayrıca Mustafa Sarıgül’ün Erzincan milletvekilliği seçimi öncesindeki nakit ve koli yardımlarının, Şişli MYO Vakfı üzerinden Arslanbaş aracılığıyla yürütüldüğünü iddia etti.
GÖRÜŞMELERİN ŞOFÖRÜN TELEFONUNDAN YAPILDIĞI İDDİASI
Tutuklanan Selim Daşdemir’in, Emir Sarıgül’ün asistanı ve özel şoförü olduğunu belirten tanık, gizli görüşmelerin Daşdemir’in telefonu üzerinden gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Yine tutuklanan isimlerden Sadullah Ergün’ün ise Emir Sarıgül’ün özel kaleminde görev yaptığını ve gayriresmi ödemeleri nakit olarak dağıttığını iddia etti. Tanığın bu kişilere yönelttiği suçlamalar, kesinleşmiş yargı kararı niteliği taşımıyor.





