Orta Doğu’da tırmanan gerilim küresel piyasaları sarsarken, ekonomist Mahfi Eğilmez olası bir savaşın Türkiye üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Eğilmez’e göre ABD, İsrail ve İran arasında geniş çaplı bir çatışma yaşanması halinde Türkiye ekonomisi enerji fiyatları, döviz kuru ve enflasyon üzerinden ciddi bir baskıyla karşı karşıya kalabilir.
HÜRMÜZ BOĞAZI SENARYOSU EKONOMİYİ SARSABİLİR
Mahfi Eğilmez, küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının dünya ekonomisi için büyük bir şok anlamına geleceğini belirtti. Bu durumdan en hızlı etkilenecek ülkelerden birinin Türkiye olacağını ifade etti.
Türkiye’nin net enerji ithalatçısı olduğunu hatırlatan Eğilmez, petrol fiyatlarındaki yükselişin ilk olarak akaryakıt fiyatlarına, ardından üretim ve gıda maliyetlerine yansıyacağını söyledi.
KUR VE ENFLASYONDA YENİ DALGA UYARISI
Küresel kriz dönemlerinde yatırımcıların gelişmekte olan ülkelerden çıkış yaptığını belirten Eğilmez, Türkiye’de de döviz talebinin artabileceğini vurguladı. Bu sürecin kur artışı, borsada satış dalgası ve risk priminde yükseliş şeklinde görülebileceğini ifade etti.
Eğilmez’e göre yerli yatırımcıların da tasarruflarını korumak için altın ve dövize yönelmesi piyasadaki baskıyı artırabilir.
PETROL FİYATI ARTIŞININ ETKİSİ HESAPLANDI
Mahfi Eğilmez, petrol fiyatındaki artışın Türkiye ekonomisine etkisine ilişkin hesaplamaları da paylaştı. Buna göre petrolün varil fiyatındaki her 10 dolarlık artış cari açığı yaklaşık 2,5 milyar dolar artırırken enflasyonu yaklaşık 1 puan yükseltebilir.
Kur ve enerji fiyatlarının birlikte yükselmesi halinde bu etkinin cari açıkta 5 milyar dolara, enflasyonda ise 1,2 puana kadar çıkabileceği ifade edildi.
Orta Vadeli Program’da petrol fiyatının 65 dolar varsayıldığını hatırlatan Eğilmez, fiyatın 100 dolara çıkması halinde cari açığın 9 milyar dolar artabileceğini, enflasyonun ise 3 ila 3,5 puan yükselebileceğini söyledi.
TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN ZOR DÖNEM UYARISI
Enerji fiyatlarının kalıcı şekilde yükselmesi halinde Türkiye ekonomisinde enflasyonun yeniden hızlanabileceği, faiz indirimi beklentilerinin ertelenebileceği ve büyümenin yavaşlayabileceği ifade edildi.
Eğilmez, enerji maliyetlerindeki artışın üretimi zorlayabileceğini, Avrupa’da yaşanabilecek bir durgunluğun ihracatı baskılayabileceğini ve dış finansman ihtiyacının artabileceğini belirtti.
Kısa vadede risklerin ağır bastığını belirten Eğilmez, uzun vadede Türkiye’nin enerji koridoru rolünü güçlendirme fırsatı yakalayabileceğini ifade etti.





