ŞOK- ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın, Suriye'nin geleceğine dair yaptığı açıklamalar Türkiye’de hem siyasi hem diplomatik düzeyde tepkilere neden oldu. Daha önce “tek millet, tek halk, tek ordu ve tek Suriye” vurgusu yapan Barrack’ın, geçtiğimiz günlerde terör örgütü YPG’nin sözde lideri Mazlum Abdi ile yaptığı görüşmenin ardından “federasyon değil ama onun biraz altında bir yapı” önerisinde bulunması dikkat çekti.
'ANKARA'DA RAHATSIZLIK OLUŞTU'
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü köşe yazısında Barrack’ın sözlerinin Ankara’da ciddi rahatsızlık yarattığını yazdı. Selvi, söz konusu değişikliğin bir kişisel fikir mi, yoksa ABD’nin Suriye politikasında stratejik bir dönüşüm mü olduğunun ilerleyen günlerde netleşeceğini ifade etti.
“ABD elçisinin bu yaklaşımı Ankara’da rahatsızlık meydana getirdi” diyen Selvi, Türkiye’nin sahadaki gelişmelere karşı stratejik sabrını sürdürdüğünü ancak “kum saatinin dolmaya başladığını” belirtti.
'ABD'Yİ KARŞIMIZA ALMAK İSTEMİYORUZ'
Selvi ayrıca Türkiye’nin şu anki tutumunu “reel politik” olarak değerlendirdi. ABD ile diplomatik dengeyi korumaya çalıştıklarını kaydeden yazar, Centcom’un YPG’nin rejime entegre edilmesi yönündeki telkinlerine de dikkat çekti.
“ABD yanımızdayken karşımıza almak istemiyoruz. Bu, reel politiğe uygun olmaz” ifadelerini kullanan Selvi, hem sözlere hem de sahadaki uygulamalara dikkat edildiğini belirtti.
BARRACK'A ELEŞTİRİ, ŞARA'YA SESSİZLİK
Selvi yazısında, federatif yapıyı gündeme getiren Barrack’ı eleştirirken, Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın açıklamalarına ise değinmedi. Oysa Şara, kısa süre önce yaptığı açıklamada, Suriye’nin geleceği için “ademi merkeziyetçi” bir yapıyı savundu.
Federalizmin Suriye halkı nezdinde “ülkeyi bölmeye giden bir yol” olarak algılanabileceğini vurgulayan Şara, “Federalizm yerine, anayasada yer alan ve toplumsal bileşenlerin özelliklerini koruyan ademi merkeziyetçiliği uygulayabiliriz” ifadelerini kullanmıştı.
OSMANLI REFERANSI DA TARTIŞMA YARATTI
Barrack’ın, Suriye özelinde önerdiği “Osmanlı tipi millet sistemi” modeli de muhalefet cephesinden ve kamuoyundan tepki gördü. Türkiye’de özellikle ulus devlet anlayışının zayıflatılması ve etnik temelli yapılar oluşturulmasına yönelik bu tarz söylemler, geçmişte olduğu gibi bugün de büyük ölçüde reddediliyor.
Öte yandan hükümet kanadından, Barrack’ın sözlerine yönelik henüz resmi bir açıklama gelmemesi de dikkat çeken bir başka unsur oldu.
Gelişmeler, Suriye’de çözüm arayışlarının yalnızca askeri ve diplomatik düzlemde değil, siyasi ve idari modeller üzerinden de derin bir tartışmaya evrildiğini gösteriyor. Ankara ise bu süreçte dikkatli bir denge gözetmeye devam ediyor.