Şile Belediyesine yönelik yolsuzluk iddiaları kapsamında açılan davanın ilk duruşmasında tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Sanık Sercan Taşkaya, zarf içinde dolar gördüğünü ve parayı Özgür Kabadayı’ya teslim ettiğini öne sürerken, Abdulhamit Kanmaz ise belediyedeki bazı işlemler nedeniyle kendisinden 1,5 milyon lira istendiğini iddia etti. Duruşma çarşamba gününe ertelendi.
SERCAN TAŞKAYA: ZARFIN İÇİNDE DOLAR GÖRDÜM
İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Sercan Taşkaya, 2024 yılında belediyede işe başladığını ve kendisine memurluk teklif edildiğini anlattı.
Belediyede farklı işlerde görevlendirildiğini ve bazı olaylara tanık olduğunu öne süren Taşkaya, yaşananlardan rahatsızlık duyduğunu ve kendisini kullanılmış hissettiğini belirtti. Daha sonra Fen İşleri Müdürlüğüne geçtiğini ve belediyedeki görevinden ayrıldığını ifade eden Taşkaya, bir kadının kendisine zarf içinde para verdiğini iddia ederek şunları söyledi:
"Özgür Kabadayı, S. isimli kadının yanına gitmemi söyledi. Ben de yanına gittim. S. isimli kadın bana çay ikram etti. Ardından masanın altından kağıt içinde zarf uzatarak 'Say istersen.' dedi. Ben o an para olduğunu anladım. Göz ucuyla baktığımda paranın dolar olduğunu gördüm."
Parayı almak istemediğini ve zarfı Özgür Kabadayı'ya teslim ettiğini öne süren Taşkaya, "Kabadayı'ya böyle işlere karışmak istemediğimi belirttim. O da bana bağırdı, çağırdı, kızdı." ifadelerini kullandı.
"ÇANTAYI ARABAYA KOY" DEDİĞİNİ ÖNE SÜRDÜ
Abdulhamit Kanmaz'ın bir gün belediye başkanının makamına çantayla geldiğini anlatan Taşkaya, Kanmaz'ın odadan çıktıktan sonra elinde çanta bulunmadığını iddia etti.
Taşkaya, daha sonra Özgür Kabadayı'nın kendisini çağırarak çantayı arabaya koymasını istediğini belirterek şöyle konuştu:
"Ardından çantadan para çıkartarak 'Bununla da Berna Başkan'a telefon al.' dedi. Çantayı arabaya bıraktım, sonra da gidip Berna Başkan'a doğum günü hediyesi telefonu aldım, teslim ettim."
Çantanın içine bakmadığını ve içinde para olup olmadığını bilmediğini savunan Taşkaya, başlangıçta paranın rüşvetle bağlantılı olduğunu düşünmediğini, daha sonra ortaya çıkan söylemler üzerine olayları birleştirdiğini söyledi.
Haşim Taş'ın belediye başkanının makamına poşetle girdiğini ve daha sonra poşetsiz çıktığını da öne süren Taşkaya, kendisinden poşeti arabaya bırakmasının istendiğini ancak poşetin içeriğini kontrol etmediğini ifade etti.
TELEFON VE TATİL REZERVASYONU İDDİASI
Özgür Kabadayı ve ailesi için telefon aldığını, tatil rezervasyonları yaptırdığını öne süren Taşkaya, Kabadayı'nın çeşitli yerlerde kendisine verdiği paraları hesabına yatırdığını anlattı.
Taşkaya, söz konusu paralarla istenen alışverişleri ve Bodrum tatili dahil rezervasyonları kendi kredi kartından tek çekimle yaptığını belirtti. Sanık, üzerine atılı diğer suçlamaları ise kabul etmedi.
KANMAZ: "1,5 MİLYON LİRA İSTEDİ"
Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Abdulhamit Kanmaz, belediyeye ve kaymakamlığa çeşitli zamanlarda hayır amacıyla destekte bulunduğunu söyledi.
Mahkeme başkanının, sanık Oğuz Kaçmaz'ın kendisinden 1,5 milyon lira talep edip etmediğini sorması üzerine Kanmaz, talebin gerçekleştiğini öne sürdü.
Kanmaz, "İstedi. Vermezsem 'Diğer tesisleri de kapatırız, zorluk çıkarırız.' tarzı şeyler söyledi." dedi.
Parayı iki ayrı tarihte ve iki parça halinde teslim ettiğini iddia eden Kanmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Oğuz Kaçmaz, dükkanıma geldi, yanında birisiyle. Dükkanda teslim ettim parayı yanında gelen delikanlıya. Ayrı poşetlerde lira olarak 2 farklı tarihte 2 parça halinde 1,5 milyon lira para teslim ettim. Paraları meyve poşetinde verdim."
"SANTRALİM ENGELLENECEKTİ"
Mahkeme başkanının, Özgür Kabadayı'nın odasında çanta içinde para verdiği yönündeki iddiaları sorması üzerine Kanmaz, belediyeye hiçbir zaman çantayla girmediğini savundu.
Kanmaz, söz konusu olayların sanayideki dükkanına ruhsat verilmeden önce yaşandığını, daha sonra ruhsatın iptali için dilekçe yazmasının istendiğini öne sürdü.
Kanmaz, "Ben bunu yapmamış olsaydım Şile'de mevcut olan santralim engellenecekti." diye konuştu.
HAŞİM TAŞ İDDİALARI REDDETTİ
Tutuksuz sanık Haşim Taş da belediye başkanının makam odasına poşetle girdiği, poşetsiz çıktığı ve belediyeye para verdiği yönündeki iddiaları kabul etmedi.
Hakkında ifade veren kişilerin kendisini başka biriyle karıştırmış olabileceğini savunan Taş, belediye kayıtlarının incelenmesi halinde Özgür Kabadayı ile belediyede görüşmediğinin ortaya çıkacağını ileri sürdü. Taş, Kabadayı ile yalnızca belediye dışında bir veya iki kez görüştüğünü söyledi.
DURUŞMA ÇARŞAMBA GÜNÜNE ERTELENDİ
Savunma sırası gelen tutuksuz sanıklardan Baki Aydöner, sağlık sorunları nedeniyle mahkemeye mazeret dilekçesi sundu ve savunmasını daha sonra yapmak istediğini bildirdi.
Mahkeme heyeti, Aydöner'in mazeretini kabul ederek savunmasının ilerleyen duruşmalarda alınmasına karar verdi.
Duruşmada toplam 7 tutuksuz sanığın savunması alınırken, yargılamaya çarşamba günü devam edilmesi kararlaştırıldı.





