İstanbul Üniversitesi bünyesinde çocuk ve ergen ruh sağlığı üzerine çalışmalar yürüten Doçent Doktor İlyas Kaya, sosyal medya platformlarının çalışma prensiplerini ve bu sistemlerin gençler üzerindeki tahribatını mercek altına aldı. Kaya, algoritmaların "dijital kumar makinesi" gibi çalıştığı konusunda ciddi uyarılarda bulundu.

DİJİTAL KUMAR MAKİNELERİ: ALGORİTMALAR GENÇLERİ NASIL BAĞIMLI YAPIYOR?

Doç. Dr. İlyas Kaya, sosyal medya platformlarının kullanıcıları ekran başında tutmak için dopamin döngüsünü tetikleyen karmaşık algoritmalara güvendiğini belirtti. Kullanıcıların duygusal tepkilerini analiz eden bu sistemlerin, her birey için kişiselleştirilmiş içerikler sunarak durma noktası olmayan bir "sonsuz kaydırma" bataklığı yarattığını ifade etti.

PSİKOLOJİK ZAAFLARIN SÖMÜRÜSÜ VE REKLAM EKONOMİSİ

Platformların ücretsiz gibi görünse de aslında kullanıcıların dikkatini paraya çevirdiğini vurgulayan Kaya, "İnsanlar içeriğe ücretsiz eriştiklerini düşünebilirler ancak bu platformlar parayı kullanıcılardan kazanıyor" dedi. Algoritmaların merak, onaylanma ihtiyacı ve dopamin gibi insani zaafları sömürmek üzere tasarlandığını belirterek, bu durumun özellikle gelişim çağındaki bireyleri savunmasız bıraktığını ekledi.

ÇOCUKLARDA VE ERGENLERDE GÖRÜLEN CİDDİ RUH SAĞLIĞI RİSKLERİ

Aşırı sosyal medya kullanımının sadece bir zaman kaybı olmadığını belirten uzman, bu durumun majör depresyon, anksiyete, uyku bozuklukları, vücut dismorfisi ve siber zorbalık gibi ağır sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Ergenlerin beyin gelişimindeki prefrontal korteksin (karar verme merkezi) henüz tamamlanmamış olması nedeniyle, bu kitlenin dürtü kontrolünde yetişkinlerden çok daha fazla zorlandığına dikkat çekti.

"HERKES BENDEN DAHA MUTLU" YANILGISI VE FOMO

Sosyal medyanın sürekli bir karşılaştırma alanı yarattığını ifade eden Kaya, kullanıcıların başkalarının hayatlarını "daha başarılı veya daha mutlu" görmesinin öz saygı düşüklüğüne yol açtığını belirtti. "Bir şeyleri kaçırma korkusu" olarak bilinen FOMO'nun bu dinamikle beslendiğini ve gençlerde yeme bozukluklarından intihar düşüncelerine kadar uzanan geniş bir yelpazede zarar verebileceğini vurguladı.

DİJİTAL OKURYAZARLIK VE EBEVEYNLER İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Yasakların tek başına çözüm olmadığını savunan Doç. Dr. Kaya, çocukları izole etmek yerine onlara dijital okuryazarlığı ve güvenli kullanımı öğretmenin şart olduğunu söyledi. Yaş sınırlarının keyfi olmadığını hatırlatan uzman, ebeveynlere ve kullanıcılara şu pratik adımları önerdi:

  • Bildirimlerin ve mesaj seslerinin kapatılması.

  • Yatmadan en az bir saat önce telefonun bırakılması.

  • Çalışma ve uyku alanlarının telefondan arındırılması.

  • Gri tonlamalı ekran filtresi: Ekranın renksiz hale getirilmesiyle görsel ödül sisteminin tetiklenmesinin azaltılması ve telefonun "sıkıcı" gelmesinin sağlanması.

HUKUKİ SÜREÇLER VE KÜRESEL KISITLAMALAR

Dünya genelinde 16 yaş altı kullanımına getirilen kısıtlamaların önemine değinen Kaya, Los Angeles'ta teknoloji şirketlerine karşı açılan devasa davaların asılsız olmadığını belirtti. Uzun vadeli psikolojik zararların azaltılması için platformlar üzerinde daha sıkı denetim ve izleme mekanizmalarının kurulmasının kaçınılmaz hale geldiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA