Medya kulislerinde konuşulan iddialar, Yılmaz Özdil’in ayrılık sürecinin yalnızca bir karar değil, arka arkaya yaşanan gelişmelerin sonucu olduğunu gösteriyor.
Sözcü Gazetesi’nin 27 Mart tarihli sayısında yer alan “Eski Türkiye’de tapu için amiral batıyordu” manşeti, kurum içinde gerilimin fitilini ateşledi. Yılmaz Özdil’in, Sözcü TV yayınında bu manşeti eleştirerek “Bu manşeti beğenmedim, reklam arasında arkadaşlara da ileteceğim” ifadelerini kullanması dikkat çekti.
KULİSLERİ KARIŞTIRAN SÖZLER
Gazete Pencere'den Can Bursalı'nın haberine göre Özdil’in reklam arasında yaptığı ve kulisleri hareketlendiren sözleri krizi derinleştirdi. Özdil’in, herkesin duyabileceği bir ortamda “Bu haberleri Burhanettin Bulut’un para ile beslediği gazeteciler getiriyor” dediği öne sürüldü. Bu sözlerin ardından gazete yönetiminin devreye girdiği ve açıklama talep ettiği belirtiliyor.

YÖNETİMLE KRİZ VE AYRILIK SÜRECİ
Ortaya atılan iddialara göre, söz konusu haberin Burhanettin Bulut ile bağlantısını ortaya koyamayan Özdil’in, yaşanan kriz sonrası görevinden ayrıldığı ifade ediliyor. Bu süreçte gazetenin sahibi Burak Akbay’ın da devreye girdiği konuşuluyor.
Ayrılık sürecine ilişkin bir diğer dikkat çeken iddia ise Sözcü TV’nin reyting performansı oldu. Kanalın rakipleriyle arasındaki farkın açılmasının da bu süreci hızlandıran unsurlardan biri olduğu ileri sürüldü.
ÖZDİL’DEN DAHA ÖNCE DE ELEŞTİRİLER GELMİŞTİ
Yılmaz Özdil’in daha önceki yayınlarında, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik tartışmalar ve siyasi gündemle ilgili eleştirileri dikkat çekmişti. Özellikle bazı konuların bilinçli şekilde gündeme taşındığını savunduğu ifadeleri kamuoyunda geniş yer bulmuştu.
Özdil, yayınlarında “Ortalama zekâya sahip herkesin sorabileceği bir soru. Akın Gürlek, bütün spotlar üzerindeyken, rüşvetle toplam 450 milyon liralık 16 adet konut satın alacak. Bunları da tapu olarak kendi adına, kendi üstüne kaydettirecek. Öyle mi yani?” sözleriyle tartışmalara dahil olmuştu.





