İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, 6'sı tutuklu 17 sanık ile avukatlarının savunmaları alındı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan 6'sının tahliyesine, 2 sanığın ise tutukluluk halinin devamına karar verdi.
6 SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Duruşmaya 6'sı tutuklu 17 sanık ile avukatları katıldı. Tutuklu 2 sanığın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlandığı duruşmada çok sayıda izleyici de hazır bulundu.
Savunma yapan tutuklu sanık Selahattin Yılmaz, nüfuzunu kimin için kullandığının ortaya konulması gerektiğini savundu. Kendisini azmettirdiği iddia edilen Fatih Keleş hakkında dosyada takipsizlik kararı verildiğini belirten Yılmaz, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
Yılmaz, dosyada Aziz İhsan Aktaş'a suikast yapacağının iddia edildiğini, cenazeye gitmelerinin ise delil olarak gösterildiğini öne sürerek, "Cenazeye gitmek, ne zamandan beri örgüt kapsamına girdi? Madem biz örgütüz, bizi 3 ay takip edersin, alırsın." ifadelerini kullandı.
Gürbüz Çapan'ı vuran kişinin kendisi olmadığını ve isim benzerliği nedeniyle başka kişilerle karıştırıldığını savunan Yılmaz, "O Selahattin Yılmaz ben değilim. Benden kiralık katil, tetikçi olamaz. Kimse bana 'Kiralık katil' diyemez. Benim 1 milyon dolara, 100 milyon dolara mı ihtiyacım var? Ben tahliye istemiyorum, beraat istiyorum." diye konuştu.
SANIKLAR SUÇLAMALARI REDDETTİ
Sanıklardan Adem Kuru, Yılmaz ile aynı köyden ve uzaktan akraba olduklarını belirterek, emekli polis memuru olduğunu söyledi.
Emekli olduktan sonra ticari girişimde bulunduğunu ancak başarısız olduğunu anlatan Kuru, bu nedenle akrabası Yılmaz'ın yanında danışman olarak çalışmaya başladığını ifade etti.
Kuru, Aziz İhsan Aktaş'ı hiç görmediğini ve tanımadığını, ruhsatlı 3 silahının dışında diğer silahlarla ilgisinin bulunmadığını savunarak suçlamaları reddetti.
Sanık Cem Çebi de Yılmaz ile akraba olduklarını, 5 yıl önce özel bir şirkette çalıştığını ve yaşı nedeniyle işten çıkarılmasının ardından Yılmaz'ın şoförü olarak çalışmaya başladığını anlattı.
Hiçbir örgüte üye olmadığını, kimseden talimat almadığını ve kimseye talimat vermediğini belirten Çebi, Aktaş'ı da tanımadığını öne sürdü.
Çebi, "Selahattin Bey'in de talimat verdiğini düşünmüyorum. Aziz Bey'in ismini emniyette duydum. 13 aydır tutukluyum. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum." dedi.
AKTAŞ TÜM SANIKLARDAN ŞİKAYETÇİ OLDU
Müşteki Aziz İhsan Aktaş ise hakkındaki soruşturmada etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler nedeniyle hedef haline getirildiğini belirtti.
Kendisine saldırı yapılacağının söylendiğini anlatan Aktaş, davadaki isimlerle kişisel tanışıklığının veya husumetinin bulunmadığını dile getirdi.
İsminin neden dosyada geçtiğini ve "OPET" ifadesinin neden kullanıldığını sorduğunu belirten Aktaş, tüm sanıklardan şikayetçi olduğunu ve cezalandırılmalarını istedi.
2 SANIK TUTUKLU KALACAK
Beyanların ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar Adem Kuru, Cem Çebi, İsa Aydın, Mehmet Tuğlu, Mustafa Serdar Yılmaz ve Özgür Kılıç'ın tahliyesine hükmetti.
Heyet, kararında sanıkların tutuklu kaldıkları süreyi, sabit ikametgah sahibi olmalarını ve tutukluluklarından umulan faydanın sağlandığını dikkate aldı.
Sanıklar Selahattin Yılmaz ve Cem Duman'ın ise üzerlerine atılı suçların niteliği, mevcut delil durumu, kaçma şüphesi ve öngörülen ceza miktarını göz önünde bulundurarak tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
Duruşma, eksik hususların giderilmesi için 5 Ekim'e ertelendi.
İDDİANAMEDEKİ SUÇLAMALAR
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede Aziz İhsan Aktaş "müşteki", Selahattin Yılmaz'ın da aralarında bulunduğu 19 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.
İddianamede, Selahattin Yılmaz'ın suç örgütü elebaşı olduğu, Cem Duman'ın örgüt yöneticisi konumunda bulunduğu, diğer şüphelilerin ise "Selahattin Yılmaz silahlı suç örgütü"nün üyeleri olduğu belirtiliyor.
Örgütün faaliyetleri kapsamında çeşitli suçların işlendiği, şüphelilere ait dijital materyaller ile HTS kayıtlarının incelenmesinde birbirleriyle irtibatlı olduklarına yönelik tespitler bulunduğu aktarılıyor.
AKTAŞ'A YÖNELİK SALDIRI İDDİASI
İddianamede, Aziz İhsan Aktaş'ın hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandığı, etkin pişmanlık kapsamında verdiği beyanlarla soruşturma dosyasındaki örgütün çökertilmesine yardımcı olduğu ve bu nedenle Başsavcılık tarafından serbest bırakıldığı bilgisine yer veriliyor.
Aktaş'ın etkin pişmanlık beyanında bulunması nedeniyle dosyadaki diğer şüphelilerin hedefi haline geldiği belirtilen iddianamede, bazı şüphelilerin Aktaş'ın öldürülmesi için Selahattin Yılmaz'a başvurdukları ve Yılmaz'ın da bu teklifi kabul ettiği öne sürülüyor.
İddianamede, Yılmaz, Duman ve örgüt üyelerinin Aktaş'ın öldürülmesi için hazırlık yaptıkları ve harekete geçtikleri, durumun öğrenilmesinin ardından Aktaş'ın suç duyurusunda bulunması üzerine soruşturma başlatıldığı aktarılıyor.
Şüphelilerin Aktaş'a yönelik silahlı saldırı gerçekleştiremeden gözaltına alındıkları ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilen iddianamede, Yılmaz ve Duman'ın Aktaş'ın öldürülmesi için örgüt üyelerine talimat verdiği iddia ediliyor.
SANIKLAR HAKKINDA İSTENEN CEZALAR
İddianamede Selahattin Yılmaz'ın "kasten öldürmeye teşebbüs", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "silahlı suç örgütüne üye olmak", "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ile "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçlarından 29 yıldan 51 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Diğer 18 sanığın ise "kasten öldürmeye teşebbüs", "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma", "rüşvet vermek" ve "rüşvet almak" suçlarından 2 yıldan 21 yıla kadar değişen sürelerde hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede ayrıca Fatih Keleş, Cihan Ekşioğlu, Emin Öner, İsmet Sayhan, Ersan Gülmez, Semra Ilık, Selahattin Yılmaz, Selçuk Uğur Özdemir, Cem Duman, İsmail Terlemez ve İlknur Dutak Pamir hakkında bazı suçlar yönünden kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtiliyor.





