"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 96. duruşmasında, tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Eski Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Selim Marangoz, göreve geldiğinde hazır kurulmuş bir sistemin içine dahil edildiğini savunurken, iş insanı Orhan Yıldırım ise Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas'a yaptığı ödemelerin ardından hakedişlerini almasının kolaylaştığını öne sürdü.
SELİM MARANGOZ: "HAZIR KURULMUŞ BİR SİSTEMİN İÇİNE GETİRİLDİM"
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuksuz sanık eski Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Selim Marangoz savunma yaptı.
Ocak 2025'ten Mayıs 2026'da tutuklandığı tarihe kadar satın alma müdürü olarak görev yaptığını belirten Marangoz, tahliyesinin ardından önce izne çıkarıldığını, daha sonra işe başlatılmadan iş sözleşmesinin sona erdirildiğini söyledi.
Marangoz, Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas'ın, Ümit Polat'ın rüşvet ilişkileri içinde olduğunu öğrendiği için satın alma müdürlüğü görevinden alınacağını ve kendisini bu görev için uygun gördüğünü anlattı. Emekli olmayı planladığını, ihale süreçleri hakkında bilgisi bulunmadığını ancak maaşın cazip gelmesi nedeniyle teklifi kabul ettiğini ifade etti.
Göreve başladıktan sonra Ümit Polat'ın kendisini Ali Sukas konusunda uyardığını aktaran Marangoz, iki ismin de birbirini suçladığını belirterek, o dönemde yaşananları tam olarak anlayamadığını söyledi.
"TEDARİKÇİLERİN NASIL SEÇİLDİĞİNİ BİLMİYORDUM"
Satın alma süreçlerini kimsenin kendisine öğretmediğini, geçmiş dosyaları inceleyerek işleyişi anlamaya çalıştığını anlatan Marangoz, taleplerin Fidanlıklar Müdürlüğü tarafından açıldığını, genel müdürün onayının ardından satın alma şefinin teklifleri toplayarak kendisine sunduğunu belirtti.
Marangoz, kendisinin de evraklar üzerinden en uygun teklifi veren firmanın şartları sağlaması halinde alımı imzaladığını ifade ederek, firmaların nasıl seçildiğini ve arka planda hangi ilişkilerin kurulduğunu bilmediğini savundu.
Teklif alınacak firmaların önceden belirlenmiş bir listeden seçildiğini kaydeden Marangoz, tedarikçilerin uzun yıllardır Ağaç AŞ ile çalıştığının ve yeni firmalarla çalışmanın riskli görüldüğünün kendisine söylendiğini aktardı.
"ALIMLARIN GERÇEK İHTİYAÇTAN KAYNAKLANMADIĞINDAN ŞÜPHELENDİM"
Bir süre sonra kısa aralıklarla sık sık ağaç alımı talebi geldiğini belirten Marangoz, 1000 ağaçlık bir alımın tek firmadan yapılabilecekken farklı firmalardan parça parça gerçekleştirildiğini ve şirketin bu kadar fazla ağaca ihtiyacı olmadığını düşündüğünü söyledi.
Bu nedenle alımların devam etmesine karşı çıktığını ve durumu Ali Sukas'a ilettiğini anlatan Marangoz, daha sonra yeni bir alım talebi geldiğinde, genel müdür onaylasa bile imza atmayacağını belirttiğini kaydetti.
Marangoz, operasyonun ardından daha önce sıkça yapılan bazı alımların sona erdiğini ifade ederek, önceki alımların gerçek ihtiyaçtan kaynaklanmadığı yönündeki şüphelerinin güçlendiğini savundu.
Hakkında yöneltilen suçlamaları reddeden Marangoz, kimseden para almadığını ve menfaat sağlamadığını söyledi. Savcının, alımlar tamamlandıktan sonra ihale hazırlanıp hazırlanmadığına ilişkin sorusuna ise böyle bir durumdan şüphelendiğini ve ilgili işlemi beğenmeyerek iade istediğini belirtti.
ORHAN YILDIRIM: "ALİ BEY ÖNCEDEN SÖYLEMİŞTİ"
Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık iş insanı Orhan Yıldırım da soruşturma aşamasındaki ifadelerini tekrar ettiğini ve bildiklerini ayrıntılı şekilde anlattığını söyledi.
Savcının, Kennedy Caddesi ihalelerinde fiyatların önceden belirlenip belirlenmediğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Yıldırım, Ali Sukas'ın kendisini odasına çağırarak bir fiyat teklifi vermesini istediğini öne sürdü. Teknik ekibin değerlendirmesinin ardından bu fiyatla zarar edeceklerini düşündüklerini belirten Yıldırım, ihaleye yüksek bir teklifle girdiklerini ve işi alamadıklarını anlattı.
İhale öncesinde kimin hangi rakamı vereceğinin konuşulup konuşulmadığı sorusuna Yıldırım, "Ali Bey önceden söylemişti." yanıtını verdi.
"YAPTIĞIM İŞİN YÜZDE 10'UNU TALEP ETTİ"
Savcının, yüzde 10 oranında pay talep edildiğine ilişkin beyanını sorması üzerine Yıldırım, Ali Sukas'ın kendisinden yaptığı işin yüzde 10'unu istediğini öne sürdü.
Yıldırım, Sukas'ın bu talebini seçim kampanyası için yukarıdan baskı gördüğünü söyleyerek açıkladığını iddia etti. Kendisine yöneltilen sorular kapsamında, daha kârlı ve kolay işlerin belirli kişilere verildiğine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
"PARA ALIŞVERİŞLERİMİZ KOLAYLAŞTI, HAKEDİŞLERİMİZİ DAHA KOLAY ALDIK"
Savcının, Murat Dağdeviren'e gönderdiği yaklaşık 3,3 milyon lira ile Derya Dağdeviren'e gönderdiği yaklaşık 1,8 milyon liraya ilişkin sorularını yanıtlayan Yıldırım, Murat Dağdeviren'e ekonomik sıkıntıları nedeniyle borç verdiğini söyledi.
Ali Sukas'ın genel müdür olmasının ardından kendisiyle görüşmekte zorlandıklarını öne süren Yıldırım, başlangıçta borç olarak para verdiğini, daha sonra iş aldıkça Murat Dağdeviren'e para göndermeye başladığını ifade etti.
Yıldırım, "Ali Bey'le görüşmem kolaylaştı, para alışverişlerimiz daha kolaylaştı, hakediş paraları almamız biraz daha kolaylaştı." dedi.





