Küresel çatışmaların arttığı, geleneksel diplomasi mekanizmalarının ise etkisini kaybetmeye başladığı bir dönemde Türkiye'nin uluslararası krizlerde üstlendiği rol yabancı basının da gündemine girdi. İngiltere merkezli The Economist dergisi, yayımladığı analizde Türkiye'yi son yılların öne çıkan arabulucu ülkeleri arasında gösterdi.
DEĞİŞEN BARIŞ MASASINDA TÜRKİYE VURGUSU
Analizde, geçmişte Birleşmiş Milletler ile Norveç, İsveç ve İsviçre gibi ülkelerin ön planda olduğu arabuluculuk süreçlerinde yeni bir döneme girildiği belirtildi. Türkiye'nin yanı sıra Katar, Çin, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de küresel diplomaside daha etkili hale geldiği ifade edildi.
Dergi, Türkiye'nin son beş yılda Rusya-Ukrayna savaşı, Etiyopya-Somali gerilimi ve Pakistan-Afganistan hattındaki anlaşmazlıklarda aktif diplomatik girişimlerde bulunduğunu hatırlattı.
ANKARA'NIN HESABI SADECE DİPLOMASİ DEĞİL
The Economist'e göre Türkiye'nin bölgesel krizlerde daha fazla rol üstlenmesinin arkasında yalnızca diplomatik hedefler bulunmuyor. Sınır güvenliği, göç hareketleri, enerji arzı ve ekonomik etkilerin de Ankara'nın daha aktif politika izlemesinde belirleyici olduğu değerlendiriliyor.
Analizde Katar'ın Hamas-İsrail, ABD-Taliban ve ABD-İran temaslarında kritik görev üstlendiği, Çin'in ise Afganistan-Pakistan ilişkilerinde devreye girdiği kaydedildi.
53 BARIŞ SÜRECİNİN 20'SİNDE YER ALDILAR
Derginin aktardığı verilere göre Türkiye, Çin, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri yalnızca 2025 yılında dünya genelindeki 53 barış sürecinin en az 20'sinde arabulucu olarak görev yaptı.
Bu yeni diplomatik aktörlerin desteklediği süreçlerde insan hakları ve demokratik reformlardan çok güvenlik, istikrar, ticaret ve ekonomik iş birliklerinin ön plana çıktığı belirtildi.
BM'NİN ETKİSİ AZALIYOR
Analizde Birleşmiş Milletler'in arabuluculuk alanındaki etkisinin son yıllarda gerilediği de vurgulandı. BM barış gücü personeli sayısının 2016'daki 107 binden yaklaşık 47 bine düştüğü ifade edilirken, örgütün son yeni barış gücü misyonunun ise 2014 yılında kurulduğu hatırlatıldı.
Suriye'deki ateşkes görüşmelerinde Türkiye, İran ve Rusya'nın birçok süreci Birleşmiş Milletler'in doğrudan katılımı olmadan yürüttüğü değerlendirmesine de yer verildi.
KALICI BARIŞ ANLAŞMALARI AZALIYOR
The Economist, dünyada kapsamlı barış anlaşmalarının sayısında da düşüş yaşandığını belirtti. Verilere göre 1989-2013 döneminde müzakerelerin yüzde 3,9'u kalıcı anlaşmalarla sonuçlanırken, 2014-2023 döneminde bu oran yüzde 2,1'e geriledi.
Dergi, günümüzde geçici ateşkeslerin ve kısa vadeli uzlaşıların arttığını, buna karşılık uzun soluklu barış süreçlerinin daha zor hale geldiğini değerlendirdi.





