Sezon başında Galatasaray'dan ayrılmak isteyen Lucas Torreira, hem saha içi performansıyla hem de saha dışı yatırımlarıyla hayatının en dengeli ve güçlü dönemlerinden birine girdi. Bu durum Uruguay Milli Takımı için olduğu kadar özellikle Galatasaray için de büyük bir kazanç.

Hazırlık maçı da olsa Torreira, Kore maçındaki gibi %80+ pas yüzdesini ve yüksek top kazanma oranlarını sürdürürse, yaklaşan turnuvalarda ve eleme maçlarında Uruguay için ana planın ayrılmaz bir parçası olur.

Sadece bu kadar da değil; Kore karşısında Torreira'nın baskın bir tablosu var. 5 top çalma girişiminin 4’ünde başarılı olması, 5 geri kazanım yapması ve zemindeki ikili mücadelelerin 7’sinden 5 galibiyet alması, orta alandaki süpürücü rolünü kusursuz üstlendiğini gösteriyor.

Saha içinin yanı sıra Etiler'deki restoran ortaklığı gibi adımlarla İstanbul'daki sosyal hayatını daha da sağlamlaştırması, saha dışındaki huzurunu artıracak cinsten. Bu kadar yatırım yaptıktan sonra Torreira'nın bugünden yarına Galatasaray'dan ayrılmasını beklemek hayalcilik olur.

Hem Türkiye'ye adaptasyonunu tamamen tamamlamış hem de milli takımda yeniden doğmuş bir Torreira, kariyerinin en olgun ve verimli dönemini geçirecek gibi duruyor. 30 yaşın getirdiği tecrübe ve milli takımdaki statüsü, Galatasaray içindeki genç ve yeni transferlere rehberlik etme rolünü pekiştirecek.

Muhabir: ELİF AKSU