Orta Doğu’da gerilim tırmanırken, ABD Başkanı Donald Trump’ın “İran’la anlaşmaya varıldı” yönündeki açıklaması yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, bu açıklamayı farklı bir açıdan değerlendirdi.

“İRAN İÇİNDE ŞÜPHE OLUŞTURMAYI AMAÇLIYOR”

Davutoğlu, Trump’ın “saygın bir İranlı lider ile anlaşmaya vardıklarını” duyurması ve aynı konuşmada Venezuela örneğine atıfta bulunmasının, İran içinde hiyerarşik yapısı sarsılan liderlik kadrosu arasında şüphe uyandırma amacı taşıyan bir psikolojik harp taktiği olabileceğini ifade etti.

ATEŞKES VE MÜZAKERE ÇAĞRISI

Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin arabuluculuk çabalarının başarıya ulaşmasını ümit ettiğini dile getiren Davutoğlu, gerçek bir müzakerenin başlayabilmesi için kapsamlı bir sürece ihtiyaç olduğunu vurguladı. İran tarafında barış yapma konusunda meşruiyete ve güce sahip bir muhatabın ortaya çıkmasına zemin hazırlamak için ateşkesin iki aşamalı şekilde gerçekleşmesi gerektiğini belirtti. İlk aşamada müzakerelerin sağlıklı olarak yürütülebilmesi için geçici bir ateşkes ilan edilmesi ve bu süreçte yalnızca İran’ın enerji kaynaklarına değil, müzakereyi yürütecek liderlik kadrosuna karşı da herhangi bir saldırı yapılmayacağının garanti edilmesi gerektiğini söyledi.

İkinci aşamada ise bir taraftan İran ile ABD arasında doğrudan müzakere sürecinin başlatılması, diğer taraftan İran ile Körfez ülkeleri arasında güven artırıcı önlemlerle başlayan bir normalleşme sürecinin planlanması gerektiğini ifade etti. Ayrıca İsrail’in bu süreci sabote etmemesi için ABD, İran ve Körfez ülkeleri arasında güvenilir bir arabuluculuk ağı kurulmasının önemine dikkat çekti.

“TARAFLAR ZARAR GÖRDÜ”

Davutoğlu, mevcut süreçte bütün tarafların hem itibar kaybına uğradığını hem de ciddi zararlar gördüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bütün taraflar savaş sürecinde hem itibar kaybına uğramış hem de ciddi zararlar görmüştür. Ateşkese en yakın an, tarafların zaaflarının ortaya çıktığı ve mutlak bir zaferin garanti edilemediği andır. Bu ana doğru gittikçe yaklaşılmaktadır. Ancak taraflar bu müzakerelere güçlü bir irade ve iyi niyetle başlamalı; arabulucular da her şartta yaratıcı ve özgün uzlaşılar geliştirecek bir zihni kıvraklık ve hazırlık içinde olmalıdır.”

Muhabir: ERHAN ALVEROĞLU