Türkiye'de finansal okuryazarlık ve yatırım tercihleri radikal bir virajı döndü. BDDK ve Merkez Bankası'nın (TCMB) veri setleri, vatandaşın dolardan kaçıp altına sığındığını net bir şekilde gösteriyor. 2017 sonunda yabancı para mevduatları içinde "devede kulak" kalan (yüzde 3,6) kıymetli maden payı, 9 Ocak 2026 itibarıyla yüzde 39,3 seviyesine fırladı.
Altının son günlerdeki rallisi de hesaba katıldığında, bu oranın an itibarıyla yüzde 40 barajını yıktığı tahmin ediliyor.

KASADA 600 TON ALTIN VAR AMA ASIL SERVET YASTIK ALTINDA
Rakamlar, bankalarda biriken servetin boyutunu da ortaya koydu. 2017'de 148 ton civarında olan bankadaki altın miktarı, 2025 sonu itibarıyla 600 tonu aştı. Parasal karşılığı ise tam 86,3 milyar dolar.
Ancak bu devasa rakam bile Türkiye'nin "gizli hazinesi" yanında sönük kalıyor. Ekonomi yönetimi, yastık altında hala 3 bin ile 4 bin ton arasında altın bulunduğunu tahmin ediyor. Yani bankalardaki artışa rağmen, asıl büyük stok hala sistemin dışında, evlerde saklanıyor.





