Şekib Avdagiç, yapay zekanın sadece bir teknoloji konusu değil, milli güvenlik ve dijital egemenlik meselesi olduğunu vurguladı. Avdagiç, Türkiye'nin kendi yapay zeka modellerini geliştirmesinin hayati önem taşıdığını belirterek, aksi takdirde dışa bağımlılığın kaçınılmaz olacağını ifade etti. Savunma sanayisindeki İHA başarısını örnek gösteren Avdagiç, Türkiye'nin yapay zeka alanında da küresel aktörlere rakip çıkarabilecek potansiyele sahip olduğunun altını çizdi.

"MİCRO İS MACRO" VE YENİ DÜNYA DÜZENİ

Yapay zeka yatırımlarının artık tüm ekonomiyi şekillendiren makro bir dinamik haline geldiğini belirten Avdagiç, "Micro is Macro" yaklaşımının 2026'nın en önemli kavramlarından biri olduğunu dile getirdi. Yapay zeka teknolojisine erişimin bir "silah" olarak kullanılmaya başlandığına dikkat çeken Avdagiç, yeni nesil modellerin tıpkı savaş uçağı programları gibi sadece yakın müttefikler arasında paylaşılacağı bir döneme girildiğini belirtti.

ABD'DEN YASAK VE YENİ STRATEJİK HEDEFLER

ABD'nin Anthropic'in Mythos ve Fable gibi yeni modellerine yabancı erişimini kısıtlamasının "yapay zeka savaşlarının" önemli bir evresi olduğunu ifade eden Avdagiç, Türkiye'nin ya kendi modellerini geliştirmesi ya da AB gibi "güvenilir ortaklık" anlaşmalarına mecbur kalacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan "Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı"nı bu noktada stratejik bir başlangıç olarak nitelendiren Avdagiç, bu planın teknoloji bağımlılığını azaltmak için kritik olduğunu kaydetti.

İTO'NUN DİJİTAL DÖNÜŞÜM HAMLESİ

İTO olarak 2018'den beri sürdürdükleri dijitalleşme sürecini 2026 yılında yeni bir boyuta taşıdıklarını açıklayan Avdagiç, 800 bin üyenin iş süreçlerine yapay zekayı entegre etmeyi hedeflediklerini belirtti. SoftITO, BTM ve Teknopark İstanbul gibi yapılarla inovasyon ekosistemini güçlendirmeye devam edeceklerini bildiren Avdagiç, Türkiye'nin gelecekteki büyüme hikayesinin teknoloji girişimciliği ve yüksek katma değerli üretim üzerinden şekilleneceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA