Ürdün Kralı 2. Abdullah, İsrail hükümetinin "yayılmacı" politikalarının bölgesel tehdit haline geldiğini belirterek, İsrail'in Suriye ve Filistin'deki uygulamalarına ilişkin uluslararası topluma çağrıda bulundu.

Ürdün resmi haber ajansı PETRA'nın yayımladığı konuşma metnine göre Abdullah, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, İsrail'in Suriye ve Filistin'deki politikalarını değerlendirdi.

İSRAİL'İN YAYILMACI POLİTİKASINA TEPKİ

Kral Abdullah, "İsrail hükümetinin yayılmacılığı bölgesel tehdit haline geldi. Bu Genel Kurul'daki hiç kimse İsrail'in emellerinin Filistin'de duracağını düşünmemeli." ifadelerini kullandı.

İsrail'in Suriye'ye yönelik tekrarlanan ihlallerine ve giderek genişleyen coğrafi yayılmasına dikkati çeken Abdullah, İsrail'in hayati su kaynaklarını da etkileyen yeni fiili durumlar oluşturduğunu belirtti.

Abdullah, İsrail'in bu adımlarla "ne kadar ileri gidebileceğini test ettiğini" ifade ederek, uluslararası toplumun her görmezden gelişinde İsrail'in daha ileri adımlar atabileceği ve coğrafi sınırlarla hukuku aşabileceği sonucuna vardığını söyledi.

"SURİYE, GÖRMEZDEN GELİNEN BİR UYARI"

Suriye'nin "uluslararası toplumun dikkate almamayı tercih ettiği bir uyarı" olduğunu belirten Abdullah, İsrail'in Suriye'nin güneyindeki tutumuna da tepki gösterdi.

Abdullah, "İsrail, Suriye'nin güneyindeki saldırgan yaklaşımını sürdürürse uluslararası toplum onun daha da ileri gitmesine hiçbir şey yapmadan izin mi verecek?" sorusunu yöneltti.

Ürdün'ün kuzey sınırı veya su güvenliğine yönelik herhangi bir tehdidin ülkesinin ulusal güvenliğine yönelik tehdit olduğunu vurgulayan Abdullah, "Ürdün görmezden gelmeyecek. Güvenliğimizi, suyumuzu ve halkımızın çıkarlarını koruyacağız." dedi.

"GAZZE VE BATI ŞERİA AYNI STRATEJİNİN İKİ YÜZÜ"

İsrail'in Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria'daki uygulamalarına da değinen Abdullah, iki bölgedeki gelişmeleri "aynı İsrail stratejisinin iki yüzü" olarak nitelendirdi.

Gazze'de yıkım, Batı Şeria'da ise fiili ilhak yoluyla sahada yeni bir gerçeklik dayatıldığını savunan Abdullah, bunun bağımsız ve ayakta kalabilen bir Filistin devletinin kurulmasını engellemeye yönelik olduğunu söyledi.

İsrail hükümetinin Gazze'deki ateşkes anlaşmasını görmezden gelmeye devam ettiğini belirten Abdullah, saldırıların sürdüğünü, sivil altyapının tahrip edildiğini ve Gazze'den çekilmenin reddedildiğini ifade etti.

Abdullah, Filistinlilerin Gazze'nin yaklaşık üçte birlik bölümüne sıkıştırıldığını belirterek, "Gazze'de yaşananlar, Filistin varlığını silme ve Gazze'de yeni bir gerçeklik dayatma girişimidir." dedi.

BATI ŞERİA'DA "ZORLA YERİNDEN ETME" UYARISI

Batı Şeria'daki uygulamaları da eleştiren Abdullah, bunların Filistin halkını topraklarını terk etmeye zorlama politikası olduğunu söyledi.

Abdullah, söz konusu uygulamaları "zorla yerinden etme" ve "savaş suçu" olarak nitelendirdi.

"GEÇİCİ OLAN KALICIYA DÖNÜŞTÜ"

İsrail-Filistin meselesine yıllardır BM Genel Kurulu'nda dikkati çektiğini belirten Abdullah, uluslararası toplumun çatışmaya çözüm bulmak yerine sorunu kontrol altında tutmayı tercih ettiğini savundu.

İsrail'in her yeni ihlalinin "geçici" olarak ele alındığını ifade eden Abdullah, bunun sahada kademeli olarak dayatılan gerçeklikten dikkati uzaklaştırdığını söyledi.

Abdullah, "Geçici olan kalıcı, kalıcı olan da bir politikaya dönüştü." değerlendirmesinde bulundu.

"ULUSLARARASI HUKUKUN NE DEĞERİ KALIR?"

Dünyanın en uzun süreli işgallerinden birinin devam ettiğine işaret eden Abdullah, uluslararası toplumun İsrail-Filistin meselesindeki tutumunu eleştirdi.

Abdullah, "Uluslararası hukuk onlarca yıl boyunca görmezden gelinebiliyorsa bu hukukun ne değeri kalır?" diye sordu.

Kaynak: AA