James Cameron, Alien serisinin üçüncü filmiyle ilgili yıllar sonra yaptığı değerlendirmede, 1992 yapımı Alien 3’te alınan bazı anlatı kararlarını sert sözlerle eleştirdi. Cameron, bir önceki filmde kendi yarattığı ve izleyiciyle güçlü bağ kuran karakterlerin hikâyenin başında öldürülmesinin, serinin bütünlüğüne ciddi zarar verdiğini dile getirdi.

1986’da yönetmen koltuğunda oturduğu Aliens ile Ridley Scott’ın başlattığı evreni farklı bir yöne taşıyan Cameron, bilimkurgudan aksiyona kayan anlatımıyla seriye yeni bir soluk getirmişti. Film, sadece temposu ve atmosferiyle değil, aynı zamanda güçlü yan karakterleriyle de hafızalarda yer edindi.
Michael Biehn’in canlandırdığı Onbaşı Hicks, Lance Henriksen’in hayat verdiği android Bishop ve Carrie Henn’in oynadığı Newt, bu başarının önemli parçalarıydı. Özellikle Newt karakteri, Sigourney Weaver’ın Ellen Ripley’iyle kurduğu duygusal bağ sayesinde hikâyenin merkezinde özel bir yer edinmişti.
JAMES CAMERON, ALIEN 3’ÜN TARTIŞMALI BAŞLANGICINI ELEŞTİRDİ
Ancak Alien 3’ün açılışında, tüm bu karakterlerin kaçtıkları aracın bir hapishane gezegenine çakılması sonucu hayatlarını kaybettikleri görülüyor. Yalnızca Ripley hayatta kalıyor.
David Fincher’ın ilk uzun metrajlı yönetmenlik deneyimi olan Alien 3, önceki filmlerden anlatım tonu açısından ciddi şekilde ayrılıyor.
Yapım, stüdyo müdahaleleri nedeniyle hem izleyiciler arasında bölücü bir konuma yerleşmiş hem de Fincher’ın kendisi tarafından sahiplenilmeyen bir film hâline gelmişti.
Michael Biehn’in sunduğu Just Foolin’ Around adlı podcast programına konuk olan James Cameron, bu anlatı tercihiyle ilgili rahatsızlığını açıkça dile getirdi. Cameron şu ifadeleri kullandı:
“Bunun yapılmış en aptalca şey olduğunu düşündüm. Önce Hicks, Newt ve Bishop gibi karakterler etrafında ciddi bir izleyici bağlılığı oluşturuyorsun ve ardından bir sonraki filmde ilk yaptığın şey hepsini öldürmek oluyor. Gerçekten çok zekice. Sonra da tüm bu karakterleri izleyicinin sevmediği ve ölmelerini istediği bir grup lanet mahkûmla değiştiriyorsun. Çok parlak bir fikir, değil mi?”
David Fincher’a Ayrı Bir Parantez
Cameron, eleştirilerinde filmin yönetmeni David Fincher’ı özellikle ayrı tuttu. Bu kararların doğrudan Fincher’a ait olmadığını vurgulayan Cameron, şunları söyledi:
“Fincher’ın işlerini çok severim. Bu onun ilk uzun metrajlı filmiydi ve birçok farklı ses tarafından yönlendiriliyordu. Bu nedenle onu bu konuda sorumlu tutmuyorum.”
