İran'da 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında değer kaybetmesine isyan eden esnafın ekonomik talepleriyle başlayan ancak kısa sürede rejim karşıtı bir harekete dönüşen kitlesel gösteriler, zaten kırılgan olan Orta Doğu barışını tehdit eder düzeye vardı. Protestolarda halktan ve polisten 600'e yakın insanın öldüğü iddiaları, dış müdahale ihtimalini düşündürtürken, nükleer pazarlıklar da sertleşiyor.
SAVAŞKAN MESAJLAR DÜNYAYI GERİYOR
Venezuela'ya elini kolunu sallaya sallaya girip istediğini alan ve petrolüne çöken ABD'nin, başka ülkelere de müdahale ederken fazla düşünmeyeceği diplomasi çevrelerinde konuşulurken, ABD- İran gerginliği tüm dünyayı geriyor. Türkiye de sınır komşusuyla, dünyada süper güç olan bir ülkenin savaşını ve kendisine olumsuz yansımalarını istemiyor. Ancak ABD-İran arasındaki açıklamalar her zamankinden daha savaşkan mesajlar içeriyor.
'SOKAĞI AMERİKA KÖRÜKLÜYOR' İDDİASI
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, düzenlediği basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi. Trump’ın "müdahale" imasının ardından sokaktaki şiddetin kasıtlı olarak tırmandırıldığını öne süren Arakçi, şöyle konuştu: "ABD’den gelen bu tehdit mesajları, protestoları kanlı bir müdahale bahanesine dönüştürmek için tasarlanmıştır. Şunu net olarak ifade ediyorum: Biz hem diplomasi masasına hem de olası bir savaşa aynı kararlılıkla hazırız. Her türlü dış müdahaleye misliyle karşılık verecek güce sahibiz."
'ORDU SEÇENEKLERİ İNCELİYOR'
ABD Başkanı Donald Trump Pazar günü yaptığı açıklamada, Tahran yönetiminin halkına karşı uyguladığı şiddetin "kırmızı çizgileri" aşmaya başladığını söylemişti. "Ordu şu an tüm seçenekleri inceliyor. Masada çok güçlü planlarımız var." diyen Trump, "Onlar lider mi yoksa sadece şiddetle mi yönetiyorlar, bilmiyorum. Öldürülmemesi gereken sivil halkın öldürüldüğü bilgileri geliyor ve biz bunu çok ciddiye alıyoruz." demişti.





